Eremite türkçesi Eremite nedir

Eremite ingilizcede ne demek, Eremite nerede nasıl kullanılır?

Eremites : İnzivaya çekilmiş kimse. Münzevi.

Eremitic : Toplumdan uzak yaşayan bir kimseye ait. Keşişe ait. İnzivaya çekilmiş bir insana ait. İnzivaya çekilmiş. Keşiş gibi.

Eremitical : İnzivaya çekilmiş insanlara veya onların toplumdan uzak yaşantılarına ait veya onlarla alakalı. Yaşam stili olarak yanlızlığı tercih eden.

Active hyperemia : Atardamar kanının bir bölgeye fazla gelmesi. Aktif hiperemi.

Bacteremia : Bakterilerin veya bakteri toksinlerinin dolaşım sistemine geçmesiyle oluşan ateş ve titremenin eşlik ettiği klinik tablo, bakteriyemi. Bakteriyemi. Kandaki bakteri (tıp veya medikal terimi). Bakteremi (kanda bakteri oluşması). Bakteremi. Kanda bakteri bulunması.

Jeremiah : Karamsar kimse. Kötümser. Yeremya'nın kehanetleri kitabı. Erkek ismi.

Cholesteremia : Kanda anormal derecede yüksek kolestrol. Kolesteremi.

Cerebral hyperemia : Beyin hiperemisi. Beyin ve beyin zarlarının fazla kanla dolması durumu.

Jeremiads : Yakarışlar. Yakınma. Feryat.

Hyperemia : Kan hücumu. Vücudun bir bölümünde aşırı kan birikmesi (tıp veya medikal terimi). Kan toplanması. Bir organa veya vücudun bir bölgesine normalden daha fazla kan hücumu nedeniyle o bölgenin aşırı kanlanması, konjesyon. Hiperemi.

 

İngilizce Eremite Türkçe anlamı, Eremite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eremite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascetic : Çileci. Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse. Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş. Zahid. Sofu.

Religious : Din ile ilgili. Mutaassıp. Dindar. İnançlı. Diyanet. Tarikata ait. Din. Mütedeyyin. Derin. Çok dikkatli.

Monks : Keşiş. Papaz. Keşişler. Rahip.

Secluded : Kaçınık. Kapalı. Irak. Kuytu. Tenha. Gizli. Mahrem. İnzivaya çekilmiş. İzbe.

Recluse : Her şeyden elini ayağını çekmiş. Keşiş. Başkalarıyla görüşmeden yalnız yaşayan. Başkalarıyla görüşmeden yalnız yaşayan kimse. Toplumdan uzak yaşayan kimse. Münzevi kimse. Köşesine çekilmiş. Uzak. Tek başına yaşayan.

Solitary : Soliter. Bir. Arkadaşsız. Tek. Tenha. Organizmaların koloni ya da sosyeteler yapmaksızın tek tek yaşamaları. Tek başına yaşayan kimse. Bir tek. Tek başına. Kimsesiz.

Monking : Savak. Rahip. Papaz. Kapak yeri. Karabaş. Keşiş.

Anchorite : Ankorit. Münzevi yaşayan kişi. Toplumdan kaçan kimse. Toplundan kaçan adam. Münzevi hayat yaşayan adam. Yalnızlığı seven adam.

Reclusive : Toplumdan elini eteğini çekmiş. Dini nedenlerden ötürü toplumdan uzaklaşma. Toplumdan izole bir biçimde yaşayan. Toplumdan uzaklaşmış.

Eremite synonyms : eremites, recluses, monk, hermit, retired, hermits, ascetics, sequestered.

Eremite zıt anlamlı kelimeler, Eremite kelime anlamı

Cenobite : Manastırda yaşayan tarikat üyesi.

Eremite ingilizce tanımı, definition of Eremite

Eremite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hermit.