Eremites türkçesi Eremites nedir
- İnzivaya çekilmiş kimse.
- Münzevi.
Eremites ingilizcede ne demek, Eremites nerede nasıl kullanılır?
Eremite : Münzevi. İnzivaya çekilmiş kimse.
Eremitic : Keşiş gibi. İnzivaya çekilmiş bir insana ait. İnzivaya çekilmiş. Keşişe ait. Toplumdan uzak yaşayan bir kimseye ait.
Eremitical : İnzivaya çekilmiş insanlara veya onların toplumdan uzak yaşantılarına ait veya onlarla alakalı. Yaşam stili olarak yanlızlığı tercih eden.
Active hyperemia : Atardamar kanının bir bölgeye fazla gelmesi. Aktif hiperemi.
Bacteremia : Bakterilerin veya bakteri toksinlerinin dolaşım sistemine geçmesiyle oluşan ateş ve titremenin eşlik ettiği klinik tablo, bakteriyemi. Kandaki bakteri (tıp veya medikal terimi). Bakteriyemi. Kanda bakteri bulunması. Bakteremi (kanda bakteri oluşması). Bakteremi.
Jeremias : Yeremya'nın kehanetleri kitabı.
Hyperemia : Kan toplanması. Bir organa veya vücudun bir bölgesine normalden daha fazla kan hücumu nedeniyle o bölgenin aşırı kanlanması, konjesyon. Vücudun bir bölümünde aşırı kan birikmesi (tıp veya medikal terimi). Hiperemi. Kan hücumu.
Jeremiads : Yakınma. Feryat. Yakarışlar.
Jeremiah dummer : (1680-1739) ingiltere'de massachusetts ve connecticut'ın kolonyal temsilcisi. Defence of the new england charters yazarı(1721).
Jeremiah dixon : Bugün mason dixon çizgisi olarak bilinen sınırı ölçen takımın üyesi. Jeremiah dixon (1733-1779). İngiliz astronom ve araştırmacı.
İngilizce Eremites Türkçe anlamı, Eremites eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Eremites ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Monking : Karabaş. Rahip. Papaz. Keşiş. Kapak yeri. Savak.
Solitary : Arkadaşsız. Tek tek yaşama. Bir. Soliter. Tek başına yaşayan kimse. Kimsesiz. Kasvetli. Bir tek. Münferit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Monk : Rahip. Keşiş. Papaz.
Recluse : Uzak. Her şeyden elini ayağını çekmiş. Toplumdan uzak yaşayan kimse. Başkalarıyla görüşmeden yalnız yaşayan. Her şeyden elini eteğini çekmiş. Köşesine çekilmiş kimse. Münzevi kimse. Başkalarıyla görüşmeden yalnız yaşayan kimse. Köşesine çekilmiş.
Retired : Emekli. Kuytu. Ömür boyu hapis cezası almış kimse. Bir köşeye çekilmiş. Gözden uzak. Tekaüt. Ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış kimse. Issız. Uzaklarda.
Site : Yerleştirmek. Yer. Orun. Oturtmak. Mekan. Açmak. Tesis. Bir kentin kurulmuş olduğu yerin taşıdığı ve kentin gelişmesine olumlu ya da olumsuz etkisi olan yerbetim koşullarının tümü. bk. konum. Konuş. Mevki.
Hermits : Keşiş. Yalnız yaşayan kimse. Topluluktan kaçan kimse. Bitter kurabiyeler. Blatter kurabiye.
Reclusive : Toplumdan uzaklaşmış. Dini nedenlerden ötürü toplumdan uzaklaşma. Toplumdan elini eteğini çekmiş. Toplumdan izole bir biçimde yaşayan.
Religious : Çok dikkatli. Dinsel. Tarikata ait. Dini. İnançlı. Din ile ilgili. Diyanet. Derin. Mütedeyyin. Sadakatli.
Eremites synonyms : land site, eremite, ascetics, anchorite, ascetic, secluded, hermit, monks, recluses, sequestered.
Eremites zıt anlamlı kelimeler, Eremites kelime anlamı
Cenobite : Manastırda yaşayan tarikat üyesi.
Cenobitic : Keşişlerin dini mezhebi ile alakalı. Manastırda yaşayan tarikat üyesi ile alakalı.

Bu kısımda Eremites kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Eremites ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Eremites anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Eremites ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.