Hyperemia türkçesi Hyperemia nedir

  • Bir organa veya vücudun bir bölgesine normalden daha fazla kan hücumu nedeniyle o bölgenin aşırı kanlanması, konjesyon.
  • Kan hücumu.
  • Vücudun bir bölümünde aşırı kan birikmesi (tıp veya medikal terimi).
  • Kan toplanması.
  • Hiperemi.

Hyperemia ingilizcede ne demek, Hyperemia nerede nasıl kullanılır?

Active hyperemia : Atardamar kanının bir bölgeye fazla gelmesi. Aktif hiperemi.

Cerebral hyperemia : Beyin ve beyin zarlarının fazla kanla dolması durumu. Beyin hiperemisi.

Hyperechogen : Ultrasonografide kemik, metal ve gazda görülen açık gri-beyaz renk (fazla yansıma), hiperekoik. Hiperekojen.

Hyperechoic : Hiperekojen. Hiperekoik.

Hyperelastosis cutis : Hiperelastozis kutis. Kalıtsal kollajen displazisi.

Hyperendemic : Belirli bir coğrafik bölgede, genellikle mevsimsel olarak bir hastalık ve enfeksiyonun yüksek bulaşma durumu. Hiperendemik.

Hyperepinephrinemia : Hiperepinefrinemi. Kanda aşırı epinefrin bulunması.

Hypereosinophilic syndrome : Hipereozinofilik sendrom. İnsanlarda ve kedilerde kimi organlarda yaygın eozinofil infiltrasyonu ve inatçı idiopatik eozinofiliyle belirgin bir grup hastalık. kedilerde görülen eozinofilik enteritis, eozinofilik lösemi ve eozinofilik granülom kompleksi bu grup hastalık içerinde değerlendirilir.

Hyperestrogenic : Yüksek östrojenik etki, yüksek östrojenik etkiye sahip olan. Hiperöstrojenik.

 

Hyperesthesia syndrome : Nedeni bilinmeyen, iştahsızlık, ateş, yerden kalkamama ve karın bölgesinin elle muayenesinde ağrı belirtileriyle seyreden bir hastalık. Hiperestezi sendrom.

İngilizce Hyperemia Türkçe anlamı, Hyperemia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hyperemia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hypostasis : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dayantı. Tanrısal ilkeler. Hipostaz. Hz isa'nın kişiliği. Temel. Hipostasi. Hazreti isa'nın kişiliği. Toplardamar akımı yetersizliği nedeniyle bir organın veya vücudun belli bir bölümündeki kan dolaşımının aksaması veya durgunlaşması.

Plethora : Dolgunluk. Fazlalık. Doluluk. İstenenden fazla. Bolluk. Kan bolluğu. Çokluk. Gereğinden fazlalık. Kan çokluğu.

Plethoras : Doluluk. Kan çokluğu. İstenenden fazla. Fazlalık. Bolluk. Dolgunluk. Çokluk. Kan bolluğu. Gereğinden fazlalık.

Afflux : Akış. Kabarma. Akın. Akıntı.

Engorgement : Konjesyon. Engorjman. Konjesyon. Tıka basa yeme. Oburca yiyip bitirme. Ölçüyü kaçıracak şekilde yemek yeme. Gıda ile tıka basa dolma eylemi. Doyumsuz bir şekilde yutma eylemi. Angorjman. Yutkunma.

Congestions : Tıkanma. Yoğunluk. Tıkanıklık. İzdiham. Kalabalık. Birikme. Kan birikmesi. Sıkışma.

Congestion : Tıkanıklık. Birikme. Kalabalık. Yoğunluk. Genellikle dolaşımın yoğun olduğu yollardan söz edilirken kullanılmakla birlikte, besleyemeyeceği ve kentsel işlevlerini gereği gibi yerine getiremeyeceği ölçüde büyümüş, yüzölçümü, işlevlerine dar gelmeye başlamış kentler için de kullanılan terim. İzdiham. Sıkışıklık. Kan birikmesi.

Affluxes : Akın. Akış. Kabarma. Akıntı.

Hyperemia synonyms : hyperaemia.