Asphodel türkçesi Asphodel nedir
- Zambakgiller (liliaceae) familyasından 1- 5 m' ye kadar boylanabilen, yumrulu, beyaz çiçekli, baharda çiçek açan, otsu bir bitki. beyaz çiriş.
- Çiriş otu.
- Cennetteki ölümsüz çiçek.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Çirişotu.
Asphodel ingilizcede ne demek, Asphodel nerede nasıl kullanılır?
Asphodels : Çirişotu. Cennetteki ölümsüz çiçek.
Asphodelus aestivus poisoning : Kiriş otu zehirlenmesi. Koyun, at, keçi ve domuzların uzun süreli kiriş otuyla beslenmeleri sonucu şiddetli lipofuskinozis ve sinirsel belirtilerle ortaya çıkan bir zehirlenme.
Diasphore : Diyaspor.
Asphalt : Asfalt. Sıvı, katı ve yarıkatı hidrokarbonların doğal karışımı. yeryağının arıtılması sürecinde elde edilen en ağır karışımın hava ile yükseltgenmesi sonucu yapılan karakahverengi bir karışım. (yol yapımında ve çeşitli yapım işlerinde su geçirimini önlemek için kullanılır.). Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Asfalt kaplamak. Zift. Kara, koyu kahverengi, mat ya da kuzguni parıltılı, bitümlü ve mineral maddeli petrolün bir paslaşma (oksitleşme) ürünü. Asfaltlamak.
Asphalt base course : Asfalt temel. Asfalt altı temel tabakası. Asfalt temel tabakası.
Asphalt hose : Asfalt hortumu.
Asphalt block pavement : Asfalt blok kaplama.
Asphalt block : Asfalt blok. Beton asfalt bloğu.
Asphalt jelly : Asfalt jeli.
Asphalt fog seal : Asfaltik yüzey örtüsü. Asfaltlı karartma örtüsü.
İngilizce Asphodel Türkçe anlamı, Asphodel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Asphodel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Acacia : Akasya sakızı. Akasya. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Salkım ağacı.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
Asphodel synonyms : jacob's rod, family liliaceae, yellow asphodel, asphodeline lutea, liliaceae, king's spear, liliaceous plant, sansevieria, aardvarks, abo blood groups system, abambulacral area, asphodels, abductor muscle, lily family, a cell, aardvark, a chromosome.
Asphodel ingilizce tanımı, definition of Asphodel
Asphodel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A general name for a plant of the genus Asphodelus. The asphodels are hardy perennial plants, several species of which are cultivated for the beauty of their flowers.

Bu kısımda Asphodel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Asphodel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Asphodel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Asphodel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.