Associations of public utility türkçesi Associations of public utility nedir

  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Genel çıkarlarına yararlı dernekler.

Associations of public utility ingilizcede ne demek, Associations of public utility nerede nasıl kullanılır?

Associations : Ortaklık. Birleşme. Arkadaşlık. İlişkiler. Dernek. Çağrıştırma. Akla getirme. İşbirliği. İştirak. Dernekler.

Of : -nın. -nin. -den övünerek bahsetmek. Hakkında. İle ilgili. Nin. In. Yüzünden. Karşı. -li.

Public : Herkesçe bilinen. Halk için. Kamuya ait. İzleyiciler. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Kamu. Ulusal. Otel. Halk. Halka açık.

Utility : Yararlı olma. İşe yarar şey. Yardımcı program. Kamu hizmet kuruluşu. Hizmet programı. Bilgisayar, bilişim, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yardımcı izlence. Gereksinmelerin, mal ve hizmetler kullanılarak doğrudan doğruya karşılanması sırasında tüketicinin duyduğu haz. Kamu hizmeti. Standart yapılan eşya ile ilgili.

Recognition of public utility : Kamuya yararlılık vargısı. Bir taşınmazın kamulaştırılması için, kamulaştırmayı yapacak yetkili örgenlerce, taşınmazın gerçekten kamuya yararlı bir işgörünün yerine getirilmesinde kullanılacağına ilişkin güvenceye bağlanması; kamulaştırma işleminin önkoşulu olan vargı.

 

İngilizce Associations of public utility Türkçe anlamı, Associations of public utility eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Associations of public utility ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abetment : Cesaretlendirme. Suça katılma. Yardakçılık etme. Suça teşvik. Yardımda bulunma. Tahrik ve teşvik. Azmettirme. Suç ortaklığı. Tahrik etme. (suça) yardımda bolunmak.

Acts contra bonos mores : Töreye aykırı işlemler.

Absente : Yitimli. Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası.

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Abstention : Uzak durma. İmtina. Kaçınma. Çekimserlik. Oy vermeme. Vazgeçmek. Çekinme. Çekimser kalma. Çekimser oy.

Accused : Maznun. Zanlı. Suçlanan. Suçlu. Sanık. Müttehem. İtham edilen.

Annulment : İptal. Evliliğin iptali. Feshetme. İhlal etme. Fesh. Bozma. Kaldırma. Iskat. Yokarma.

Administer an oath : Ant içirmek. Andiçirme. Yemin ettirmek.

Administrative districts : İlçe. İdari bölüm. İdari bölge. Kaza.

Abduction : Zorla kaçırma. (kas) dışarı çekme. Uğrulama. Kaçırma (bir kimseyi). Kız kaçırma. Abdüksiyon. Kaçırma. Adam kaçırma. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Dışaçekim.

Associations of public utility synonyms : aggravating circumstances, a wide saloon, abstainer, act of witness, allegation, administration of justice.