Assuror türkçesi Assuror nedir

Assuror ingilizcede ne demek, Assuror nerede nasıl kullanılır?

Assurors : Sigorta eden. Sigortacı. Sigotalayan. Güvence veren.

Assurance : Kendine güvenme. Sigorta. Pişkinlik. İtikat. Güven. Söz. İtimat. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Temin. Güvence.

Assurances : Sigorta. Güven. İtikat. Kendine çok güvenme. Kendine güvenme. Temin. Pişkinlik. İtimat. Söz. Teminat.

Assure : Sigorta etmek. Temin etmek (rahatlatıcı veya ikna edici sözlerle). Güven vermek. Söz vermek. Güvenceye almak. Sağlama bağlamak. İnandırmaya çalışmak. Sigortalamak. Sağlama almak. İkna etmek.

Assure somebody of something : Birine bir şeyi inandırmak.

Assureds : Sigorta poliçesinin lehtarı. Önceden belli olan. Sağlama bağlanmış. Kendine güvenen. İnançlı. Kendinden emin. Emin. Güven verilmiş. Sigortalı kimse. Garantili.

Assurers : Sigortacı. Sigorta eden.

Assured sale : Güvenceli satış. Belirli bir süre içinde perakendecinin satamadığı malları teslim aldığı biçimde geri vermesi durumunda, mal bedelinin geri ödenmesi koşuluyla üreticinin yaptığı satış.

Assured immunity to inventor : Bulgucu bağışıklığı. Verilen belge ile bulgucuya tanınan dokunulmazlık ve onun haklarını koruma.

 

Assuredness : Baskı altında soğukkanlılık. Kesinlik. Kendine güven. Küstahlık. Kendini kontrol edebilirlik. Kendinden eminlik. Pişkinlik.

İngilizce Assuror Türkçe anlamı, Assuror eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assuror ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reassure : Moral vermek. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermeye çalışmak. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermek. Rahatlatmak. Tekrar güven vermek. Yeniden güven vermek. Güvence vermek. Güven vermek. Tekrar sigortalamak. Sigortayı yenilemek.

Insurance agent : Sigorta acentesi sigorta şirketine komisyon karşılığı iş getiren kişi. Sigorta acentesi. Sigorta komisyoncusu. Sigorta acentası.

Underwriters : Borsada halka satılmayan yeni senetleri alan kişi. Sigortacılar.

Aver : Kanıtlamak. Söylemek. Öne sürmek. İddia etmek. Emin bir şekilde ileri sürmek. Kanıt göstermek. Delil göstermek.

Persuade : Söz anlatmak. Laf anlatmak. İnandırmak. Aklını çelmek. Kandırmak. Razı etmek. İkna etmek. Kafalamak.

Ensurers : Temin eden. Sağlayan. Emniyete alan. Garanti eden.

Assuror synonyms : assurer, assurers, assurors, insurers, guarantor, underwriter, tell, insurance broker, ensurer, insurer, verify, swear, assert, avow, affirm, swan.

Assuror zıt anlamlı kelimeler, Assuror kelime anlamı

Dissuade : Caydırmak. Çelmek. Kandırmak. Fikrini çelmek. Aklını çelmek. Vazgeçirtmek. Vazgeçirmek. Cesaret kırmak.

Break : Bozmak. Açmak. Kırık. Çatlatmak. Kesme. Fırlamak. Kaçmak. Söylemek. Dinlenme. Kırılma.