Asta nedir, Asta ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yavaş: Asta gitki sana yetişebileyim.

Hasta.

Asta ile ilgili Cümleler

  • Bu ceket kürkle astarlanmıştır.
  • Tüh, ceketimin astarı söküldü.
  • İşin aslını astarını bilmeden beni hapse koydunuz değil mi?
  • Bu iddianın aslı astarı yok.

Asta ile ilgili Atasözü veya Deyim

aslı astarı olmamak : gerçekliği, doğruluğu bulunmamak.

astar bol olmayınca yüze gelmez : “bir iş yapmak için gerekli olan şeyler, ölçü biraz geniş tutularak hazırlanmalıdır” anlamında kullanılan bir söz.

astar sürmek (veya vurmak veya çekmek) : astar boyası ile boyamak.

astarı yüzünden pahalı olmak (veya pahalıya gelmek) : bir işin ayrıntılarına harcanılan para veya emek, elde edilen sonucun değerini aşmak.

yüz bulunca astar istemek : yüz verince astar istemek.

yüz verince astar istemek : kendisine gösterilen küçük bir ilgiden şımararak geniş yetki elde etmeye, daha çok yarar sağlamaya çalışmak.

Asta tanımı, anlamı

Astaba gitmek : Geline çeyiz düzmek (Kırşehir)

Astacura : Kerevitler.

Astacus fluviatilis : [Bakınız: tatlı su istakozu]. Tatlı su istakozu.

Astaksantin : Özellikle salmonidlerde ete pempemsi rengi veren, mikroalglerde ve krusteselerde bol miktarda bulunan bir karotenoit pigmenti. Yumurta sarısı ve tereyağı gibi hayvansal ürünlerin renginin portakal sarısı renkte olmasını sağlayan ve ıstakozda fazla miktarda bulunan renk maddesi.

 

Astam : Değirmen taşına uydurulan ve çark demirine geçirilen demir. Hamur teknesini kazımaya yarıyan demir.

Astan : Ateş küreği.

Astap : İç giysisi.

Astar kurdu : Evlerde bulunan bir çeşit böcek.

Astar vurma : [Bakınız: astarlama].

Astarak : Tavan arası. Tavan ağaçlarının sonundaki aralık. [Bakınız: arıstak]. Yüksek yer.

Astarlanma : Astarlanmak işi.

Astarlatma : Astarlatmak işi.

Astarsız : Astarı olmayan.

Fırın astarı : Fırın ve yunakların içine, ısı ve yenim dirençleri yüksek tuğlamsı gereçlerden örülmüş yalıtkan kat.

Aslı astarı : İçyüzü, gerçek şekli, aslı faslı.

Astar : Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.

Astar boyası : Boyacılıkta asıl boyadan önce sürülen, kiri kapatmak ve sürülecek boyanın dayanıklılığını artırmak için kullanılan boya. Üzerine resim yapılacak bezin veya duvarın yağlı boyayı emmesi için resim yapılmadan önce sürülen boya.

Astar kaplama : Kontratablalarda körağacın biçim değiştirmesini önlemek amacıyla iki yüzüne yapıştırılan kaplama katı.

Astarlama : Astarlamak işi.

Astarlamak : Astar geçirmek. Boyacılıkta, astar vurmak, astar sürmek.

Astarlanmak : Astar geçirilmek.

Astarlatmak : Astar yaptırmak veya geçirtmek.

Astarlı : Astar geçirilmiş, astarlanmış.

Astarlı zarf : İç yüzüne ince bir kâğıt geçirilmiş zarf.

Astarlık : Astar olmaya elverişli (kumaş vb.).

Astarya : Bir gemiye yükleme veya boşaltma için tanınan süre.

Astasım : Öncüllerinden biri önceki tasımın vargısı durumunda olan bir ek tasım.

Astat : Atom numarası 85 olan, bizmutun alfa ışınlarıyla bombardımanı sonucu elde edilen yapay element, astatin (simgesi At).

Astatin : Astat.

Diğer dillerde Asli uzunluk anlamı nedir?

İngilizce'de Asli uzunluk ne demek ? : long wowel