Astarlamak nedir, Astarlamak ne demek

  • Astar geçirmek
  • Boyacılıkta, astar vurmak, astar sürmek.

Yerel Türkçe anlamı:

Boyanın tesbiti için, boyanacak şeyi önce ekşi ve tanenli maddelerle kaynatmak.

Astarlamak tanımı, anlamı:

Astar : Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb. Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat.

Geçirmek : Zaman harcamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Vurmak. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Giymek, giyinmek. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak.

Boyacı : Boya satılan dükkân. Boya satan kimse. Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse.

Vurmak : Çıkmak. Tavla oyununda pulu kırmak. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Desteklemek, dayamak. Silahla yaralamak, öldürmek. Olumsuz yönde etkilemek. Dokunmak, hasta etmek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Sürmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Manevi olarak yaralamak. Hızla çarpmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Kadeh tokuşturmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. İçki içmek. Bağlama, ilişkilendirmek. Hızla değmek, çarpmak. Olduğundan başka biçimde görünmek. Duyulmak, hissedilmek. Takmak, koymak, bağlamak. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Uygulamak, basmak, koymak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. Çarpma işlemini yapmak.

 

Sürmek : Zaman almak. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Yönetip yürütmek, sevk etmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Zaman geçmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Olmaya devam etmek. Devam etmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek. Önüne katıp götürmek. Dokundurmak, değdirmek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek.

Diğer dillerde Astarlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Astarlamak ne demek? : v. line, back, apply an undercoat, coat

Fransızca'da Astarlamak : redoubler

Almanca'da Astarlamak : v. füttern