At the moment türkçesi At the moment nedir

At the moment ile ilgili cümleler

English: I arrived at the moment she was leaving.
Turkish: Onun gittiği anda geldim.

English: Aimee is very tired at the moment.
Turkish: Aimee şu an çok yorgun.

English: Ali doesn't seem very focussed at the moment.
Turkish: Ali şuana odaklanmış gibi görünmüyor.

English: All I can do at the moment is wait.
Turkish: Şu anda tüm yapabileceğim beklemek.

English: The work I'm doing at the moment is very interesting.
Turkish: Şuanki yaptığım iş çok enteresan.

At the moment ingilizcede ne demek, At the moment nerede nasıl kullanılır?

At : Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir miktarı göstermek için kullanılır. De. A. Yanında. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Da. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Üzerinde. Üzere.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Moment : Kuvvetin, bir cismi bir nokta ya da bir eksenin yöresinde döndürme etkisini belirleyen yönleçsel nicelik; döngü, kuvvet ile yerlem yönlecinin yönleçsel çarpımına eşittir. Kısa süre. Uğrak. An. Hızıl. Ehemmiyet. Aralık. Moment. Döngü. Esna.

 

At the back : Arkada. Geride.

At the back door : Gizlice. El altından. Hileyle.

At the best : En iyi ihtimalle. En iyimser olasılıkla. En iyi durum. En iyisi.

At the back of : Dünyanın öteki ucunda. Arkasında. Gerisinde. Bir şeyin arkasında olma. Arka kısmında.

At the crossroads : Dönüm noktasında.

At the crack of dawn : Şafak sökümünde. Tan vakti. Sabahın ilk ışığında. Gün ağarırken. Sabahın köründe. Karga bokunu yemeden. Sabah sabah. Gündoğumu sırasında.

At the bottom of : En düşük noktasında. -dibinde. -altında. -arkasında. -en altında.

İngilizce At the moment Türkçe anlamı, At the moment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At the moment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At this juncture : Bu buhranlı anda. Bu safhada. Yeri gelmişken.

Cotemporary : Modern. Çağdaş. Aktüel.

Hereby : Bundan ötürü. Sonuç olarak. Bu vesileyle. Bu vesile ile. Bundan dolayı. İşbu. Böylelikle. İşbu vesile ile. Burada.

Nows : Hemen. Acilen. Şimdiki zaman. Artık. Halen. Derhal.

For the moment : Şu an için.

Currently : Bu günlerde. Şu andaki. Şu anki. Sürekli. Halen. Halihazırda. Bugünlerde. Mevcut durumda. Devamlı olarak.

This very moment : Derhal. Tam bu anda. Hemen. Daha demin.

Temporarily : İdareten. Geçici olarak. Muvakkaten. Geçici süre. Geçici bir süre için. Kısa süreliğine.

On the double : Hemen. Fırtına gibi. Koşar adım. Çok çabuk. Bir koşu. Derhal. Yellim yelalim.

At present : Şu ara. Şimdiki durumda. Halihazırda. Şu aralar. Bu aralar. Şu sıralar. Halen.

At the moment synonyms : at this point, transitively, erelong, up to this point, just, transiently, at the present time, herein, yet, for now, now that, this instant, for the time being, at once, nowadays, just now, the time being, for the nonce, for the present, now, anon, presently, as yet, right now.