At the same time as türkçesi At the same time as nedir

  • Le aynı zamanda.

At the same time as ile ilgili cümleler

English: I just happened to be there at the same time as Moustapha.
Turkish: Sadece Mustafa gibi aynı zamanda tesadüfen oradaydım.

At the same time as ingilizcede ne demek, At the same time as nerede nasıl kullanılır?

At : Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Üzerinde. Ya. Nezdinde. Ye. E. Yanında. Üzere. Bir hareketin hedefini gösterir.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Same : Tıpkısı. Farksız. Özdeş. Aynısı. Tıpkı. Aynı şey. Benzer. Eşit. Aynı şekilde.

Time : Önel. Müddet. Kurmak. Kere. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Defa. Süre. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Ayarlamak.

As : Çünkü. Mademki. Rağmen. Gibi. Olarak. -dikçe. Halde. Toplam sunum. İrken.

At the beginning : Başlarda. Başlangıçta.

At the back of beyond : Issız ve ulaşılması güç bir yerde. Sapa yerde. Dünyanın bir ucunda. Ulaşılması güç bir yerde. Kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde. Ücra bir köşede. Cehennemin dibinde.

 

At the same time : Aynı anda. Mamafih. Bununla birlikte. Birden. Aynı zamanda. Yine de. Bu sırada. Bununla beraber.

At the back of : Bir şeyin arkasında olma. Dünyanın öteki ucunda. Gerisinde. Arkasında. Arka kısmında.

At the back : Geride. Arkada.