Attests türkçesi Attests nedir

Attests ile ilgili cümleler

English: Unless otherwise decided by the directors, if the company has a common seal and it is affixed to a document, the document must also be signed by at least one authorised person in the presence of a witness who attests the signature.
Turkish: Yöneticiler tarafından aksi kararlaştırılmadıkça, şirket kaşesi varsa ve bir belgeye basılmışsa, belge ayrıca en az imzayı onaylayan bir tanığın huzurunda bir yetkili kişi tarafından imzalanmış olmalıdır.

Attests ingilizcede ne demek, Attests nerede nasıl kullanılır?

Attest to : -e delalet etmek. Kanıtı olmak. Göstermek. Kanıtlamak. Şahitlik etmek.

Attest : Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine). Kanıtlamak. İddia etmek. Birine mahkemede doğruyu söylenmesi için yemin ettirmek. Yemin ettirmek. Beyan etmek. Kanıtı olmak. Açıklamak. Doğrulamak. İspat etmek.

Attestable : Onaylanabilir. Teyit edilebilir. Tasdik edilebilir. Doğrulanabilir.

Attestant : Tanık. Şahit. Onaylayan. Tasdik eden kimse. Tasdik eden. Onaylayan kimse. Teyit eden kimse. Doğrulayan.

 

Attestation : Kanıt olma. Bir görevin, bir hizmetin, bir işlemin isteğe uygun olarak yapılmış ve bitirilmiş olduğunu gösteren belge. Tanıklık. Şahadet. İspat. Onay. Onaylama. Doğruluk beyanı. Onaylamalık.

Attestations : Onay. Yemin. Şahadet. Doğruluk beyanı. Kanıt olma. Tanıklık. Tasdik. Kanıtlama. İspat. Onaylama.

Attested : Tasdikli. Kanıtlanmış. Teyit edilmiş. Musaddak. Doğrulanmış. Onaylanmış. Tasdik edilmiş. Onaylı.

Attestment : Tanıklama. Güvenilir bilgilere dayalı belgeleme işlemi.

Attested copy : Tasdikli kopya. Tasdikli suret. Tasdik edilmiş suret. Tasdik edilen suret. Onaylı nüsha. Onaylı suret.

Attestative : Tasdik edici. Teyit edici. Doğrulayıcı. Şahitli. Onaylayıcı.

İngilizce Attests Türkçe anlamı, Attests eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attests ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affeer : Belirli bir miktara düşürmek. Tahmin etmek. Değer biçmek.

Cleared : Gidermek. Aşmak. Seyretmek (gemi). Limana giriş veya çıkış izni almak. Bilgi vermek. Dağılmak. Boşaltmak. Ormanda alan açmak. Kazanmak. Berraklaşmak.

Asserted : Söylemek. Öne sürmek. İddia edilen. İleri sürmek. Savunmak (hak). İleri sürülen.

Okay : Fena değil. Tasdik. Olur vermek. Okey. He demek. İdare eder. Okeylemek. İyi. Onay.

Argue : Münakaşa etmek. Tartışmak. Göstergesi olmak. Karşı gelmek. Görüşmek. Çekişmek. Belli etmek. Becelleşmek. -e belirti olmak. Atışmak.

Averring : Kanıt göstermek. Öne sürmek. Emin bir şekilde ileri sürmek. Söylemek. Delil göstermek.

Attesting : Onaylama. Şahadet. Tasdik etme.

 

Avouches : Tasdik etmek. Teyit etmek. Garanti etmek. Yetki vermek. İtiraf etmek.

Manifests : Açığa çıkmak. Dışarı vurmak. Belirtmek. Açıkça göstermek. Belli etmek. Dışavurmak. Manifesto. Göstermek.

Clarifying : Aydınlanmak. Durulmak. Arıtmak. Aydınlatan. Temizlemek. Süzmek. Aydınlatma. Arınmak. Temizlenmek. Durultma.

Attests synonyms : arguing, confirming, show, tender an oath to somebody, administer an oath, okays, manifest, advises, approbating, clearing up, sworn, say ditto, swear in, indicate, demonstrating, prefigured, condemn, swan, approbate, manifesting, account, assert, applaud, bear witness, acknowledging, evidence, attest, okayed, connotes, proves, announces, applauds, okaying.

Attests zıt anlamlı kelimeler, Attests kelime anlamı

Counterfeit : Bir markanın özdeşi. Sahte. Sahtesini yapmak. Kalp para basmak. Kaçak eşlem. Düzme. Taklit. Basmak. Sahte şey. Yalancı.