Auroch türkçesi Auroch nedir

  • Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, kısa boynuzlu ve hörgüçlü, esmer renkli, avrupa' da yaşayan ve soyu tükenmekte olan bir tür.
  • Avrupa bizonu.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Auroch ingilizcede ne demek, Auroch nerede nasıl kullanılır?

Aurochloride : Oroklorür.

Aurochs : Avrupa bizonu. Yaban öküzü.

Taurocholate : Taurokolat.

Taurocholic : Taurokolik.

Taurocholic acid : Torokolik asit. Torokolik aslt.

Auroral : Güneşin doğuşuna ait. Çok aydınlık. Şafağa dair. Gündoğumu gibi. Şafak gibi. Güneşin doğuşuyla ilgili. Kırmızımsı. Kırmızı gibi. Fosforlu. Şafakla ilgili.

Auroras : Şafak. Atmosferin aydınlanması olayı (aurora australis {güney ışığı} ve aurora borealis {kuzey ışığı}). Tan. Tan vakti. Seher vakti. Arora. Fecir. Doğuş. Gün ağarması. Aurora.

Aurora boerealis : Yer'in kutupları yöresindeki iyonyuvarı ve üstyuvar katmanlarında, evren ışınlarının etkisiyle doğan ışık. Kuzey ışığı.

Aurora australis : Güney aydınlanması. Güney ışıkları. Güney ışığı. Göğün güney yanında görülen hafif ışıltı. Güney fecri. Güney fecri (renkli doğal ışıkların güney bölgelerde gökyüzünde belirmesi).

Aurora : Tan vakti. Tansızlığı. Seher vakti. Doğuş. Seher. Şafak. Gün ağarması. Fecir. Şafak tanrıçası (mitoloji terimi). Tan.

 

İngilizce Auroch Türkçe anlamı, Auroch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Auroch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aurochs : Yaban öküzü.

Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya sakızı. Arap zamkı. Akasya.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Walk : Yürüyerek gitmek. Yürüyüş biçimi. Eşlik etmek. Gezinmek. Yürüyüş yeri. Gezmek. Yürüyüşe çıkarmak. Dolaştırmak. Üzerinde yürümek. Gezdirmek.

Auroch synonyms : aardvarks, abramis zone, reel, shift, abiotic factor, keel, move, a protein, abo blood groups system, pitch, abacus bodies, abambulacral area, aardvark, careen, stagger, swag.

Auroch zıt anlamlı kelimeler, Auroch kelime anlamı

Stand still : Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak. Kıpırdamamak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak.

Ride : Taşımak (omuzunda vb). Sataşmak. Binmek. Gırgıra almak. Bindirmek. Arabaya binmek (sürmeden). Kafa bulmak. Geçmek (yol). Süzülmek. Üst üste binmek.