Autism türkçesi Autism nedir

  • Otizm.
  • İçe yöneliklik.
  • İçe kapanma.
  • Düşleyim.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • İçe kapanış.
  • Olaylara düşlemli bir açıdan bakan imgelem kaynaklı yaklaşım.
  • İçekapanış.
  • Kişinin çevresiyle ilgisini keserek imgesel olaylar ve görünümler üzerinde durması, yalnızca gerçek dışı istekleri düşünmekten haz alması biçiminde beliren bir ruh durumu.
  • İçeyöneliklik.

Autism ile ilgili cümleler

English: People with autism often don't make eye contact when talking to someone.
Turkish: Otizmli kişiler, birisiyle konuşurken çoğu zaman göz teması kurmazlar.

English: Tom was diagnosed with autism.
Turkish: Tom'a otizm teşhisi konuldu.

Autism ingilizcede ne demek, Autism nerede nasıl kullanılır?

Autisms : İçe kapanma. İçe yöneliklik. İçeyöneliklik. İçekapanış. Otizm.

Autist : Otizm hastası kimse. Otist. İçe kapanma hastalığı bulunan kimse.

Autistic : İçe yönelik. Otistik. İçine kapalı. İçekapanık.

Autistic children : Otistik çocuklar. Gerçeklerden kopma özellikli akıl hastalığı olan çocuklar.

Autistic thinking : Otistik düşünme. İçe kapanım düşüncesi. Otistik düşünce.

Flautist : Flüt çalıcısı. Flüt çalan kimse. Flütçü.

Autimnal equinox : Güz ılımı. Güneş'in güz noktasına gelmesi ve bu andaki ılım.

 

Flautists : Flüt çalan kimse. Flütçü. Flüt çalıcısı.

Aeronautical : Havacılık. Havacılıkla ilgili. Tenekçilik ile ilgili. Havacılık ile ilgili.

Autistic thought : İçe kapanık düşünce. Gerçek hayatta erişilmeyen istek ve dilekleri karşılamak amacıyla geliştirilen, düş ya da kuruntu niteliğindeki düşünce.

İngilizce Autism Türkçe anlamı, Autism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy : Medrese. Bilim adamları topluluğu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Akademi. Yüksekokul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Okul. Yüksek okul.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.

Academic year : Öğretim yılı. Akademik yıl. Ders yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Eğitim öğretim yılı.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma.

Dereism : Hayal kurma. İçe kapanıklık. Dereizm. Düş kurma. Gerçeklikten kopma.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

 

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Syndrome : Araz. Belirgi. Belli bir hastalığa ait klinik belirtilerin tümü. Belirti. Sendrom. Tüm belirti. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hastalık belirtileri. Bir arada görülen ve özel bir durumu veya hastalığı anlatan durum. Bir hastalığı karakterize eden ve aynı anda ortaya çıkan belirtiler.

Autism synonyms : infantile autism, adductive, a priori knowledge, abnormal child, academy of economic and commercial sciences, ability group, achromatopsia, active school, accustoming, autisms, abulia.