Autocyst türkçesi Autocyst nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Otokist.
  • Bazı parazit sporlular tarafından meydana getirilen ve hücreyi konuk dokudan ayıran kalın örtü.

Autocyst ingilizcede ne demek, Autocyst nerede nasıl kullanılır?

Autocycle : Moped. Motorlu bisiklet.

Autocad : Tasarımlar ve planlar yaratmak için kullanılan bilgisayar programı.

Autocade : Araç konvoyu. Araba konvoyu. Konvoy.

Autocades : Konvoy. Araba konvoyu. Araç konvoyu.

Autocall : Özçağırma. Otomatik çağırma.

Autochanger : Otomatik kompakt disk veya kayıt değiştiricisi. Otomatik değiştirici.

Autochthonal : Asıl yerli. Orijinal. Yerli. Özgün.

Autocar : Otokar. Otomobil. Araba.

Autocatalysis : Öztezleşme. Öztezleşme (kimya). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Otokataliz. Bir araya gelmiş ya da getirilmiş özdeklerin, uygun koşullarda birbirlerini etkinleştirmesiyle ya da tepkime sırasında oluşan ürünlerle tepkimenin tezleşmesi. Tepkime ürünlerinden birinin tezgenlik de ederek tepkimeyi hızlandırması olayı. Oto kataliz. Autokataliz. Öztezleştirme.

Autocatalytic : Öztezleşmeye özgü (kimya). Öztezleştiren. Öztezleşen. Öztezleşmeyle ilgili. Otokatalitik.

İngilizce Autocyst Türkçe anlamı, Autocyst eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autocyst ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Acacia : Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Tyrant : Müstekbir. Zalim. Müstebit. Ceberut. Tiran. Despot. Cebbar. Zorba. Zorba hükümdar. Zalim hükümdar.

Czar : Çar.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu.

Otocyst : Yetişkinlerde iç kulakta gelişen yapı. Otosist. Birçok omurgasız hayvanlarda sıvı ya da otolit kapsayan ve muhtemel olarak işitme ile görevli olduğu düşünülen küçük kese. Bazı hayvanlarda dengeyi korumaya yardımcı olan organ (biyoloji terimi).

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Autocyst synonyms : abiotic environment, dictator, abductor muscle, a cells, abramis zone, a chromosome, a cell, despot, a protein, abiotic factor, abambulacral area, potentate.