Autocade türkçesi Autocade nedir

  • Araba konvoyu.
  • Araç konvoyu.
  • Konvoy.

Autocade ingilizcede ne demek, Autocade nerede nasıl kullanılır?

Autocades : Araç konvoyu. Araba konvoyu. Konvoy.

Autocad : Tasarımlar ve planlar yaratmak için kullanılan bilgisayar programı.

Autocall : Özçağırma. Otomatik çağırma.

Autocaption : Otomatik resim yazısı.

Autocar : Otomobil. Otokar. Araba.

Autocatalysis : Öztezleşme (kimya). Öztezleştirme. Oto kataliz. Autokataliz. Öztezleşme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir araya gelmiş ya da getirilmiş özdeklerin, uygun koşullarda birbirlerini etkinleştirmesiyle ya da tepkime sırasında oluşan ürünlerle tepkimenin tezleşmesi. Otokataliz. Tepkime ürünlerinden birinin tezgenlik de ederek tepkimeyi hızlandırması olayı.

Autocarp : Kendini dölleme sonucu oluşan meyve. Otokarp.

Autocatalytic : Öztezleşmeye özgü (kimya). Öztezleşmeyle ilgili. Otokatalitik. Öztezleşen. Öztezleştiren.

Autocephalous : Kendi baş piskoposu bulunan bir tür kilise. Müstakil. Piskoposlar veya patriarkal alandan bağımsız (din).

Autochthones : Bir yerin yerlisi. Yerli.

İngilizce Autocade Türkçe anlamı, Autocade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autocade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Convoys : Katar. Yoldaşlık etmek. Yol arkadaşlığı. Koruma. Eşlik etmek. Refakat etmek. Kafile. Korumak. Birlikte gitmek.

 

Convoyed : Birlikte gitmek. Yol arkadaşlığı. Eşlik etmek. Refakat etmek. Korumak. Yoldaşlık etmek. Katar.

Teleprompter : Telesuflör. Akıl defteri. Akıl defteri (spiker). Otokö. Akıl defteri (spiker vb). Telepromptır. Telepromptir.

Change : Değişmek. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Takas etmek. Değiştirmek. Değiş tokuş etmek. Değişikliğe gitmek. Değişime uğratmak. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Bozdurmak. Dönüşmek.

Device : İstek. Nişan. Araç. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler. Yol. Aygıt. Nisan. Bilgi üretmek üzere seçilen yordamların öngördüğü işlemleri yerine getirmeye yarayan kullanak ya da olanak. Alet.

Prompter : Oyun çalışmaları ve gösteri sırasında sahnenin seyirciye görünmeyen uygun bir yerinden, betiği izleyerek unutulan tümce başlanın fısıldayarak oyuncuya anımsatan görevli. Suflör. Tahrikçi. Önayak olan kimse. Fısıldayıcı. Teşvikçi.

Convoy : Birlikte gitmek. Katar. Yoldaşlık etmek. Refakat etmek. Kafile. Korumak. Yol arkadaşlığı. Eşlik etmek. Eşlik.

Alter : Başka türlü olmak. Hadım etmek (hayvan). Değişiklik geçirmek. Başkalaştırmak. Başkalaşmak. Değişiklik yapmak. Kısırlaştırmak. Değiştirmek. Değişim geçirmek.

Caravan : Çingene arabası. Karavanla gezmek. Üstü kapalı yolcu veya yük arabası. Kafile. Karavan. Kamyon. Kervan. Seyyar ev.

Motorcades : Otomobil kafilesi.

Autocade synonyms : automatise, semi automatise, modify, autocades, caravaning, caravans, semi automatize, motorcade, automatize, convoying.