Autopsic türkçesi Autopsic nedir

  • Otopsi ile ilgili.
  • Otopsik.

Autopsic ingilizcede ne demek, Autopsic nerede nasıl kullanılır?

Autopsied : Otopsi yapmak. Otopsi yapılmış.

Autopsies : Otopsi. Bizzat inceleme.

Autopsy : Otopsi. Ölü açımı. Bizzat inceleme. Ölüm ve hastalık nedenini araştırmak ve kesin tanı amacıyla ölünün bir yöntem çerçevesinde açılıp organ ve dokularının incelenmesi, ölüm sonrası muayene. nekroskopi veya otopsi terimleri de aynı anlama gelmekle birlikte, nekropsi veteriner hekimlikte tercih edilen bir terimdir. Otopsi yapmak. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Autopsying : Otopsi yapmak. Otopsi yapma.

Autopathic : Nedensiz gibi görünen hastalıkla ilgili.

Autoplasty : Özonarım. Otoplasti. Vücutta yaraların veya hastalıklı yerlerin aynı vücudun başka yerlerinden alınan başka dokularla tamiri, otoplasti. Simge kondurağı. Plastik ameliyat. Bir hastanın kendi vücudundan alınan dokuların yine aynı hastanın iyileştirilmesinde kullanılması.

Autophagy : Otofagi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Otofaji. Kendi kendini sindirme. hücre içinde lizozomlar tarafından yapılan sindirme olayı. Hücrede, dejenere organellerin lizozomlar tarafından yutulması, otofagositoz. kendi kendini yeme.

Autophagic vacuole : Hücre içinde bir zarla çevrili sindirim enzimleri kapsayan lizozom. Otofajik vakuol.

 

Autoplastic : Otoplastik.

Autophagosome : Otofagozom. Hücrenin herhangi bir organelini sindirerek tekrar kullanmak üzere primer lizozomlarla birleşmesi sonucu oluşan yapı.

İngilizce Autopsic Türkçe anlamı, Autopsic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autopsic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

See : Farkına varmak. Yerinde görüm. Görmek. Yolcu etmek. Piskoposluk. Uğurlamak. Papalık. Geçirmek. Dikkat etmek. Farketmek.

Examination : Sorguya çekme. Denetleme. Sınıf geçme, bir okulu bitirme, bir üst okula yazılma durumunda bulunan öğrencilerin ya da bir işe girmek isteyenlerin anıklık, yetenek, bilgi ve beceri derecesini anlamak için yapılan yoklama, bk. sözlü sınav, yazılı sınav. Kontrol. Murakabe. Sınav. Tahkikat. Türlü gümrük işlemlerinin uygulanması için, malların ya da yolcuların yetkili gümrük görevlisince incelenip yoklanması, a. bk. gümrük yoklaması. Muayene. Tetebbu.

Pm : Ös. Devletin başı. Öğleden sonra. Evre değiştirimi. Seçilmiş hükümetin lideri. Başbakan. Pm. Yüksek yinelenimli bir dalganın evresinin, daha alçak yinelenimli bir dalganın gücüyle orantılı olarak değiştirilmesi. televizyonda, sinüsoidal bir taşıyıcı dalganın evre açısının değiştirilmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Necropsy : Nekropsi. Otopsi. Ölüm nedenini bulmak amacıyla, kadavranın iç organ ve boşluklarının dikkatle kesilmesi, açılması ve incelenmesi, postmortem muayene, ölüm sonrası muayene, nekroskopi. Ölüm nedenini bulmak için ceset üzerinde yapılan inceleme.

 

Postmortem examination : Postmortem inceleme. Otopsi. Nekropsi. otopsi. postmortem muayene. Ölüm sonrası muayene. Postmortem muayene. Ölmüş balıkların dış ve iç organlarının muayenesi.

Examine : İmtihan etmek. Gözden geçirmek. İrdelemek. İncelemek. Sorguya çekmek. Yoklamak. Muayene etmek. Sınavdan geçirmek. Sınamak. Sınav yapmak.

Scrutiny : Dikkatle bakma. Dikkatli inceleme. Denetleme. Deşeleme. Bir konu ya da sorunu inceden inceye çözümleyerek araştırma.. Oyların yeniden sayımı. İnce eleyip sık dokuma. Tetkik. Oyların tasnifi. Seçim kontrolü.

Postmortem : Ölümsonrası. Ölüm sonrası. İşlem sonrası. Otopsi. Son durum incelemesi. İş sonrası. İşlem sonrası inceleme. Postmortem. Ölüm sonrası, öldükten sonraki, ölümü takiben, postmortal. Öldükten sonraki.

Post mortem examination : Ölü açımı. Otopsi.

Autopsic synonyms : post mortem.

Autopsic ingilizce tanımı, definition of Autopsic

Autopsic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Autoptical. Pertaining to autopsy.