Average productivity of labour türkçesi Average productivity of labour nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Emeğin ortalama verimliliği.
  • Diğer üretim faktörleri sabitken, değişen emek değerlerine bağlı olarak birim emek başına elde edilen ürün.

Average productivity of labour ingilizcede ne demek, Average productivity of labour nerede nasıl kullanılır?

Average : Bir sıklık dağılımındaki gözlemlerin nicel değerlerini özetleyen ve dağılımın ortaç eğilimini yansıtan ölçüm. Bir niceliğin özdeş koşullar altında alınan ölçümleri toplamının ölçüm sayısına bölümü. Ortalamasını almak. Ortalama almak. İklimbilimde, örneğin sıcaklık gibi bir hava olayının ay ya da yıl gibi belli süreler içindeki nicelik toplamının, o süreyi oluşturan gün sayısına bölünmesiyle elde edilen az çok durağan değer. Vasat. Bir takımın attığı sayılar toplamından, yediği sayılar toplamının çıkarılması ile elde edilen sonuç. Sayı farkı. Sıradan. Ortalama düzey.

Productivity : Bilgisayar, eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İş verimi. Bir ya da birden çok üretim etkileyicisinin kullanılmasıyla herhangi bir işlemden ya da yapımlıdan elde olunan verim. üretim çalışmalarından alınanlar (output) bu çalışmaya konulan (in put) fizik niceliklerinin birbirine oranı, üretim için yapılan harcamaların fiziksel niceliği. belirli bir zaman birimi içinde en fazla verim sağlama yeteneği. Belli bir sürede bir öğrencinin, bir öğrenci kümesinin ya da bir eğitim kurumunun yaptığı çalışma ya da gösterdiği başarı. Bir birim üretim faktörü başına düşen ürün miktarı. Üretkenlik. Kar getirme yüzdesi. Verimlilik. Prodüktivite. Performans.

 

Of : -in. Hakkında. Den. Nin. İle ilgili. Yüzünden. -den övünerek bahsetmek. -nin. -nın. -den.

Labour : Emek vermek. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü. Doğum. Çaba harcamak. İş. İşgücü. Emek. Çalışmak. İşçi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Average productivity of capital : Diğer üretim faktörleri sabitken, değişen sermaye değerlerine bağlı olarak birim sermaye başına elde edilen ürün. Sermayenin ortalama verimliliği.

Alienation of labour : Marksist yaklaşımda, emeğin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olamaması sonucu işçi sınıfının neyin, ne kadar ve nasıl üretileceğine karar veremeyerek üretim sürecinden kopması; malın piyasa değerinin ücretli emeğin mala kattığı değerden yüksek olması ve işçinin emeğiyle ürettiği mala egemen olamaması. Emeğin yabancılaşması.

Marginal productivity of labour : Emeğin marjinal verimliliği. Diğer üretim faktörleri sabitken, emek miktarındaki bir birimlik değişmenin toplam üretimde yol açtığı değişme.

Total physical productivity of labour : Diğer üretim faktörleri sabitken, değişik emek miktarları için elde edilen toplam üretim miktarı. Emeğin toplam verimliliği.

 

Total productivity of labour : Diğer üretim faktörleri sabitken, değişik emek miktarları için elde edilen toplam üretim miktarı. Emeğin toplam verimliliği.

İngilizce Average productivity of labour Türkçe anlamı, Average productivity of labour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Average productivity of labour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Average productivity of labour synonyms : average product of labour, a shift in individual demand, ability to pay principle, a shift in demand, a group shares, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, a change in supply.