Marginal productivity of labour türkçesi Marginal productivity of labour nedir

  • Emeğin marjinal verimliliği.
  • Diğer üretim faktörleri sabitken, emek miktarındaki bir birimlik değişmenin toplam üretimde yol açtığı değişme.
  • İktisat alanında kullanılır.

Marginal productivity of labour ingilizcede ne demek, Marginal productivity of labour nerede nasıl kullanılır?

Marginal : Sınırsal. Kenarda yazılı. Kenarda olan. pek az. pek az önemli olan. Az. Kenarda olan. Marjinal. Düşük. Kenara ait. Sıra dışı. Sınırdaki.

Productivity : Prodüktivite. Kar getirme yüzdesi. Belli bir sürede bir öğrencinin, bir öğrenci kümesinin ya da bir eğitim kurumunun yaptığı çalışma ya da gösterdiği başarı. Yaratıcılık. Bir ya da birden çok üretim etkileyicisinin kullanılmasıyla herhangi bir işlemden ya da yapımlıdan elde olunan verim. üretim çalışmalarından alınanlar (output) bu çalışmaya konulan (in put) fizik niceliklerinin birbirine oranı, üretim için yapılan harcamaların fiziksel niceliği. belirli bir zaman birimi içinde en fazla verim sağlama yeteneği. Bir iş ya da işlemin ürün verme yeteneği. Bilgisayar, eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Verimlilik. Bir birim üretim faktörü başına düşen ürün miktarı. Performans.

Of : -nin. -dan. -li. -den. -nın. Den. Karşı. İle ilgili. In. Hakkında.

 

Labour : Güçlükle hareket etmek. Uğraşmak. Çabalamak. Doğurma. İşgücü. Çalışmak. ä°şçi partisi üyesi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Emek harcamak. ä°şçi partisi'ne ilişkin.

Marginal productivity of capital : Sermayenin marjinal verimliliği. Diğer üretim faktörleri sabitken, sermaye miktarındaki bir birimlik değişmenin toplam üretimde yol açtığı değişme.

Total physical productivity of labour : Diğer üretim faktörleri sabitken, değişik emek miktarları için elde edilen toplam üretim miktarı. Emeğin toplam verimliliği.

Total productivity of labour : Diğer üretim faktörleri sabitken, değişik emek miktarları için elde edilen toplam üretim miktarı. Emeğin toplam verimliliği.

Marginal productivity : Marjinal üretkenlik. Nihai verimlilik. Marjinal prodüktivite. Marjinal verimlilik. Bir üretim faktörünün son biriminin kullanımından sağlanan üretim miktarı, diğer bir deyişle bir üretim faktörünün kullanımında ortaya çıkan bir birimlik değişmenin, diğer üretim faktörleri sabitken toplam üründe yarattığı değişme.

Average productivity of labour : Diğer üretim faktörleri sabitken, değişen emek değerlerine bağlı olarak birim emek başına elde edilen ürün. Emeğin ortalama verimliliği.

İngilizce Marginal productivity of labour Türkçe anlamı, Marginal productivity of labour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marginal productivity of labour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Marginal productivity of labour synonyms : marjinal product of labour, ability to pay principle, abnormal budget expenditures, a pass through certificate, ability rent, a type mutual funds, abnormal budget receipts, abolition of forced labour convention.