Average propensity to import türkçesi Average propensity to import nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Ortalama dışalım eğilimi.
- Bir ülkede belli bir dönemde gerçekleştirilen dışalımın milli gelire bölünmesiyle hesaplanan, belirli bir dönemde bir birim milli gelire karşılık gelen dışalım.
Average propensity to import ingilizcede ne demek, Average propensity to import nerede nasıl kullanılır?
Average : Ortalama almak. Ortalama. Belirli bir miktar tüketmek. Orta. Ortalamasını bulmak. Bir kişiler, nesneler ya da özellikler dizisinin başta gelen ortak niteliğinin ya da eğiliminin sayılamasal ölçüsü.-. Futbol, bilgisayar, coğrafya, ekonomi, fizik, kimya, sosyoloji, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kazanılan ve kaybedilen dönem ya da sayıların birbirine oranı. Vasat. Bir takımın attığı sayılar toplamından, yediği sayılar toplamının çıkarılması ile elde edilen sonuç.
Propensity : Eğiklik. Temayül. Arzu. Meyil. İstek. Eğilim. Meyelan.
To : Ya. Arasında. Karşı. E doğru. İla. Oranla. E. Göre. -mek -mak (mastar). İle.
Import : İthal etmek. İfade etmek. Sokmak. İçeri aktarmak. İma etmek. Dışalım. Etkilemek. İçeri aktarım. İthal malı.
Average propensity to consume : Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Apc. Ortalama tüketim eğilimi. Belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelire oranı.
Average propensity to tax : Vergi mükelleflerinin ödedikleri vergi tutarının gelirlerine oranı. Ortalama vergi oranı.
Average propensity to save : Ortalama tasarruf eğilimi. Belli bir dönemde gerçekleştirilen tasarrufların harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tasarrufun harcanabilir gelire oranı.
Average propensity to invest : Belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelire oranı. Ortalama yatırım eğilimi.
Average propensity to consumption : Ortalama tüketim eğilimi. Belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelire oranı.
İngilizce Average propensity to import Türkçe anlamı, Average propensity to import eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Average propensity to import ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Average propensity to import synonyms : a shift in supply, a change in demand, ability rent, ability to pay approach, a change in individual demand, a type mutual funds.

Bu kısımda Average propensity to import kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Average propensity to import ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Average propensity to import anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Average propensity to import ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.