Propensity türkçesi Propensity nedir

Propensity ile ilgili cümleler

English: Tom had a propensity for looking the other way when spoken to.
Turkish: Tom'un, kendisiyle konuşulduğunda başka bir tarafa bakma huyu vardı.

Propensity ingilizcede ne demek, Propensity nerede nasıl kullanılır?

Propensity to consume : Tüketim eğilimi. Tüketme eğilimi. Ortalama tüketim eğilimi. Belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelire oranı.

Propensity to invest : Yatırım eğilimi.

Propensity to save : Ortalama tasarruf eğilimi. Tasarruf eğilimi. Artırım eğilimi. Belli bir dönemde gerçekleştirilen tasarrufların harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tasarrufun harcanabilir gelire oranı. Tasarruf temayülü.

Average propensity to consume : Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Ortalama tüketim eğilimi. Apc. Belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelire oranı.

Average propensity to consumption : Belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelire oranı. Ortalama tüketim eğilimi.

 

Average propensity to invest : Belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelire oranı. Ortalama yatırım eğilimi.

Marginal propensity to invest : Marjinal yatırım eğilimi. Milli gelirde ortaya çıkan artışın yatırımlarda yol açtığı artış, diğer bir deyişle yatırımlardaki değişmenin milli gelirdeki değişmeye oranı olarak hesaplanan katsayı.

Marginal propensity to tax : Marjinal vergi oranı. Vergi mükelleflerinin gelirlerindeki bir değişimin ödenecek vergi tutarında yol açtığı değişme, diğer bir deyişle vergi gelirlerindeki değişmenin gelirdeki değişmeye oranı olarak hesaplanan katsayı.

Average propensity to tax : Ortalama vergi oranı. Vergi mükelleflerinin ödedikleri vergi tutarının gelirlerine oranı.

Average propensity to save : Ortalama tasarruf eğilimi. Belli bir dönemde gerçekleştirilen tasarrufların harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tasarrufun harcanabilir gelire oranı.

İngilizce Propensity Türkçe anlamı, Propensity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Propensity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leaning : Düşeyden kaçık. Yatık. Eğik. Eğim. Meyilli. Dayanma.

Avidity : Avidite. Açgözlülük. Antikor ve kompleks bir antijen arasındaki bağlanma kuvveti. Gayret. Hırs. Antikorların antijenlerle birleşme yeteneği ve bu yeteneğin derecesi.

 

Cravings : Hasret. Özlem.

Tendance : Dikkat.

Gradient : Eğim derecesi. Bir niceliğin, en çok değiştiği doğrultuda uzaklığa göre türevi (örn. sıcaklık düşümü). Değişim ölçüsü. İrtifa. Eğim. Düşüm. Birleşenleri, bir sayıl işlevin x, y, z yerlemlerine göre tikel türevleri olarak tanımlanan yönleçsel işlev. Yokuş. Gradyan.

Device : Yol. Nisan. Donanım. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler. Oyun. İstence. İşaret.

Grade : Bir basamaklar düzenini oluşturan sıracalardan her biri. Düzeltmek. Not vermek (sınav kağıdını veya ödevi okuyup). Derecelere ayırmak. Basamak. Düzenlemek. Rütbe. Derecelendirmek. Puanlamak. Cins.

Gravitations : Yerçekimiyle hareket etme. Çekim kuvveti. Yönelme. Genelçekim. Yerçekimi. Çekim. Cazibe. Çekilme.

Appetency : Doğal eğilim. İştah. Şiddetli arzu.

Alacrities : Heves. İsteklilik. Canlılık. Şevk. Atiklik. Can atma. Çeviklik. Neşe ve çeviklik.

Propensity synonyms : affinity, tilt, skews, craving, obliquity, propensities, declination, avidities, ardour, devexity, aspirations, penchants, obliquities, disposition, inclination, bias, leverage, alacrity, ambition, tendency, eagers, undertones, skew, aptness, desire, appetite, adjurations, penchant, currents, calling, inclinations, fancy, aptitude.

Propensity zıt anlamlı kelimeler, Propensity kelime anlamı

Disinclination : Niyeti olmama. Gönülsüzlük. İsteksizlik.

Propensity ingilizce tanımı, definition of Propensity

Propensity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Bent. The quality or state of being propense. Bias. Tendency. Natural inclination. Disposition to do good or evil.