Propensity to consume türkçesi Propensity to consume nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelire oranı.
- Ortalama tüketim eğilimi.
- Tüketim eğilimi.
- Tüketme eğilimi.
Propensity to consume ingilizcede ne demek, Propensity to consume nerede nasıl kullanılır?
Propensity : İstek. Meyelan. Temayül. Eğiklik. Eğilim. Arzu. Meyil.
To : -e göre. Göre. E doğru. İle. -e kadar. Karşı. E. Ye. -mek -mak (mastar). Oranla.
Consume : Yanmak. Yakmak. Çürütmek. Ziyan etmek. Tüketmek. İstihlak etmek. Yiyip bitirmek. Sarfetmek. Tüketim yapmak. Yakıp kül etmek.
Average propensity to consume : Belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelire oranı. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Apc. Ortalama tüketim eğilimi.
Marginal propensity to consume : Marjinal tüketim meyli. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Harcanabilir gelirde ortaya çıkan artışın (azalışın) tüketimde yol açtığı artış (azalış), diğer bir deyişle tüketimdeki değişmenin harcanabilir gelirdeki değişmeye oranı olarak hesaplanan katsayı. Marjinal tüketim eğilimi.
Marginal propensity to invest : Milli gelirde ortaya çıkan artışın yatırımlarda yol açtığı artış, diğer bir deyişle yatırımlardaki değişmenin milli gelirdeki değişmeye oranı olarak hesaplanan katsayı. Marjinal yatırım eğilimi.
Marginal propensity to import : Marjinal ithalat eğilimi. Milli gelirde ortaya çıkan bir birimlik değişmenin dışalımda yarattığı değişim. Marjinal ithalat meyli. Marjinal dışalım eğilimi.
Average propensity to tax : Ortalama vergi oranı. Vergi mükelleflerinin ödedikleri vergi tutarının gelirlerine oranı.
Average propensity to import : Bir ülkede belli bir dönemde gerçekleştirilen dışalımın milli gelire bölünmesiyle hesaplanan, belirli bir dönemde bir birim milli gelire karşılık gelen dışalım. Ortalama dışalım eğilimi.
Propensity to invest : Yatırım eğilimi.
İngilizce Propensity to consume Türkçe anlamı, Propensity to consume eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Propensity to consume ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Average propensity to consume : Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Apc.
Propensity to consume synonyms : apc, a pass through certificate, a change in supply, a change in individual demand, a type mutual funds, a group shares, abnormal budget expenditures, abnormal budget, average propensity to consumption.

Bu kısımda Propensity to consume kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Propensity to consume ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Propensity to consume anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Propensity to consume ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.