Aware of türkçesi Aware of nedir

  • Haberdar.
  • -den bilgisi var.
  • -ın farkında.
  • -den haberli.
  • -in farkında.

Aware of ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't seem to be aware of the problem.
Turkish: Ali sorunun farkında gibi görünmüyor.

English: Ali certainly is aware of what happened here yesterday.
Turkish: Ali kesinlikle dün burada ne olduğunun farkında.

English: Ali became aware of someone in the room.
Turkish: Ali odadaki birini fark etti.

English: Ali doesn't seem to be aware of the problems.
Turkish: Ali sorunların farkında gibi görünmüyor.

English: Ali became aware of a brand new world.
Turkish: Ali yepyeni bir dünyayı fark etti.

Aware of ingilizcede ne demek, Aware of nerede nasıl kullanılır?

Aware : Agah. Farkında. Muttali. Uyanık. Haberdar. Farkında olan. Bilinçli. Tetikte. Vakıf.

Of : -li. -nın. In. -nin. Nin. -den övünerek bahsetmek. Yüzünden. Li. İle ilgili. -in.

Be aware of : Haberdar olmak. Agah olmak. Bilgisi olmak. Çakmak. Duymak. Farkında olmak.

Be aware of something : Haberdar olmak.

Become aware of : Farketmek. Farkına varmak. Haberdar olmak. Farketmiş olmak.

Become aware of something : Haberdar olmak.

İngilizce Aware of Türkçe anlamı, Aware of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aware of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Knowings : Açıkgöz. Haberi olan. Akıllı. Bilen. Bilgili. Kültürlü. Arif. Alim. Şeytan.

Au fait : Haberi olan. Bilen.

Hippest : Kalça eklemi. Farkında olan. Modern. İç sıkıntısı. Açıkgöz. Kaba et. Kıç. Kalça. Gül tohumu.

Cognizant : Bilen. İdrak yeteneği olan. Farkında olan. Bilincinde olan.

Alive to : Hayranlık ile. -e karşı dikkatli. -e hassas. Uyanık. Bilincinde olmak. Farkında. Duyarlı.

Informed : Bilinçli. Muttali. Bilgi alan. Bilgili. Haberli. Tahsilli. Haberi olan. Aydın. Bilgilendirilmiş.

Cognisant : Bilincinde olan. Farkında olan. İdrak yeteneği olan. Bilen.

Acquainted : Haberdar olma. Tanışmış. Tanışık.

In the know : Başkalarının bilmediği bir konuda bilgisi olan. Bilgisi olan. Vakıf. Bilgi sahibi olan. İşin iç yüzünü bilme. Bilgili. Sır olan veya çok az bilinen bir bilgiye sahip olan. (bir konuda) bilgili.

Hipper : Açıkgöz. Kalça. Çatı dış açısı. Gül tohumu. Farkında olan. Modern. Modaya uygun. İç sıkıntısı. İçini sıkmak. Kalça eklemi.

Aware of synonyms : cognizant of, alive, aware, knowing.