Bandpass türkçesi Bandpass nedir

  • Bir aygıtın, zayıflatmadan geçirdiği yinelenimlerdeki kuşak.
  • Geçer kuşak.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Bant geçirici.
  • Kuşak geçişi.

Bandpass ingilizcede ne demek, Bandpass nerede nasıl kullanılır?

Bandpass filter : Bant geçiren süzgeç. Band geçiren süzgeç.

Bandpass process : Bant geçen süreç.

Crystal bandpass filter : Kristal bant geçirici filtre.

Band aid : Yardımcı. Geçici. Eğreti.

Band brake : Bant fren. Çember şeklinde fren. Çemberli fren.

Band elimination : Bant bastırma.

Band film : Herhangi bir film parçasının iki ucu birbirine yapıştırılarak dolam biçimine getirilmesi, böylelikle göstericide kesiksiz olarak üst üste gösterilmesi durumu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sonsuz film.

Band i : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çyy'de 41-68 mhz (7,32-4,40 m) arasında yer alan yinelenim kuşağı. (bu kuşakta 2, 3, oluklar yer alır. televizyon yayınlarına ayrılmıştır. istanbul teknik üniversite televizyonu, trt ankara televizyonu'na bağlanmadan önce bu kuşaktaki oluktan yayın yapmaktaydı). Birinci kuşak.

Band edge : Kuşak kıyısı. Bir kuşak izgesinde çizgilerin biriktiği sıklık kıyısı. Bant kenarı.

Band clutch : Bantlı debriyaj.

İngilizce Bandpass Türkçe anlamı, Bandpass eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bandpass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Continent : Anakara. Bağırsaklarına hakim olabilen. Avrupa kıtası. Britanya ve irlanda haricindeki avrupa kıtası. Ana kara. İdrarını tutabilen. Kıta. Ölçülü. İffetli.

Solid ground : Katı temel. Sağlam zemin. Sağlam temel. Güçlü temel. Katı zemin.

Land mass : Büyük kara parçası. Kıta gibi tek parçadan oluşan kara parçası. Kara kütlesi.

Terra firma : Kara. Yeryüzü. Kara toprak. Toprak. Kuru arazi.

Dry land : Az yağmurlu alan. Kurak bölge. Kuru alan. Kurak alan. Çok az yağmur alan bölge. Kuru bölge.

Ground : Kırsal toprak. Zemin. Yer. Karaya oturtmak. Dayanmak. Dayandırmak. İyileşmek. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. (gemi) karaya oturmak. Çakmak.

Earth : İn. Toprak. Toprağa bağlamak. Yeryuvarlağı. Üzerinde yaşadığımız, güneş dizgesine bağlı gezegen. Hayvan ini. Dünya. Topraklama hattı. Doğa. Toprak hattı.

Land : Kişisel arazi. Kıyıya çıkmak. Çakmak. İnmek. Bir üretim faktörü olarak üretimin gerçekleştirildiği, korunabilen ancak yenilenemeyen, doğal kaynakları sağlayan ortamlardan biri. İniş yapmak. Kara. Diyar. Karaya ayak basmak.

Subcontinent : Kıtadan daha küçük. Alt kıta. Kıtaya yakın büyüklükte bir yer. Yarı kıta. Geniş kara parçası. Kıtalardan küçük kara parçası. Kıta parçası.

Band pass : Kuşak geçirimi. Bant geçirimi. Bant geçiren. Bir dalga süzgecinin, yalnızca belirli bir sıklık kuşağını geçirme özelliği.