Continent türkçesi Continent nedir

  • Mutedil.
  • Asya, afrika ...gibi, yeryüzünün altı büyük kara parçasından her biri.
  • İdrarını tutabilen.
  • Ana kara.
  • Ilımlı.
  • Britanya ve irlanda haricindeki avrupa kıtası.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Anakara.
  • Kıta.
  • Alan.
  • Bağırsaklarına hakim olabilen.
  • Avrupa kıtası.
  • Ölçülü.
  • İffetli.

Continent ile ilgili cümleler

English: He covered the whole continent in his private jet.
Turkish: O, özel jetiyle tüm kıtayı katetti.

English: Europe is a continent of energetic peoples.
Turkish: Avrupa enerjik insanların kıtasıdır.

English: If I was going to the African continent where would be the safest and most sanitary place?
Turkish: Eğer Afrika kıtasına gitmiş olsaydım en güvenli ve en temiz yer neresi olurdu?

English: Africa is a continent of migration.
Turkish: Afrika bir göç kıtasıdır.

English: Did you know that when you say "America", it can mean the USA or the continent of both Americas?
Turkish: "Amerika" dediğinizde Onun Amerika Birleşik Devletleri ya da her iki Amerika kıtası anlamına gelebileceğini biliyor muydunuz?

Continent ingilizcede ne demek, Continent nerede nasıl kullanılır?

Antarctic continent : Antarktika.

Dark continent : Kara kıta. Afrika.

European continent : Batıda asya ve doğuda atlantik okyanusu ile sınırları olan 6'ncı büyük kıta. Avrupa kıtası.

 

The continent : Kıta avrupası. Avrupa anakarası. Kıta. Britanya dışındaki avrupa ülkeleri. Avrupa. Avrupa kıtası.

Continental : Avrupa'ya ait. Avrupaya ait. Avrupalı. Kıta. Avrupa ile ilgili. Avrupai. Avrupa kıtasındaki ülkelere özgü. Kıtasal. Kontinental. Karasal.

Continental quilt : Kuştüyü yorgan. Kuştüyü yatak.

Continental drift theory : Kıtaların kayması teorisi. Yerküre yüzeyinde kıtaların yavaş yavaş hareket etmesi ile bugünkü kıtaların oluştuğunu ileri süren teori.

Continental climate : (meteoroloji) çok sıcak yazları ve çok soğuk kışları olan oldukça kuru iklim (asya'nın ve kuzey amerika'nın orta bölgelerine özgü olan). Kara iklimi. Ilıman iklimin deniz etkisinden az çok yoksun, daha sert, daha az yağışlı ana türü. bk. denizsel iklim. Karasal iklim.

Continental breakfast : Kahve. Tost vs'den oluşan hafif kahvaltı. Kıtaya özgü kahvaltı. Kontinental kahvaltı. Kıtasal kahvaltı. Küçük ekmek. Mısır gevreği ve meyve suyu içeren kahvaltı. Continental kahvaltı.

Continental ice : Örtü buzulu. Antartika, grönland gibi eksenucu bölgelerinde görülen, çok geniş yüzeyleri kaplayan buzul türü.

İngilizce Continent Türkçe anlamı, Continent eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Continent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Craton : Yerkabuğunun kabuğunun sert ve sabit kısmı (jeoloji). Kraton. Dağoluş dizgelerinin dışında, uzun dönemlerde etken bir biçim değişikliğine uğramış, dengeli bir yer dilimi. Kara kalkanı.

Conservative : Muhafazakar parti üyesi. Koruyucu. Alçak gönüllü. İhtiyat. Gösterişsiz. Sade. Konservatif. Önlemli.

Area : Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Harekat bölgesi. Alan, yer, saha. Saha. Boşluk. Bir araştırma evrenini sınırlayan uzamsal ya da yersel kesim. Civar. Yüzölçümü. Ülke yüzölçümü. Bodrum girişi.

Continents : Kıtalar.

Battalions : Tabur.

Quatrain : Dört dizelik şiir. Dört mısralık şiir parçası. Dörtlük.

Afforestation : Ormanlaştırma. Ağaçlandırma. Orman yetiştirme. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Mainlands : Kara. Kara parçası. Bağlı adaları hariç olmak üzere kesintisiz büyük kara parçası. Ana toprak.

Mildly : Yumuşakça. Kibarca. Sakince. Tatlılıkla. Hafifçe. Nezaketle. Biraz.

Agricultural production : Taze meyve. Tarımsal üretim. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Tarım üretimi. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Zirai üretim. Sebze.

Continent synonyms : continental, genial, graduated, moderate, level, buyer, hospitable, aerodrome, low key, european continent, mild mannered, canto, carefuller, continentals, building site, milder, mainland, vestal, aboriginal population, corps, detachments, calibrated, battalion, the continent, land mass, mensurable, airfields, airfield, air route, arena, virtuous, modest, chaster.

Continent zıt anlamlı kelimeler, Continent kelime anlamı

Unchaste : İffetsiz. Namussuz.

Incontinent : Nefsine hakim olamayan. Kendini tutamayan. İdrarını tutamayan. Uçkuruna gevşek. Çişini tutamayan. İradesiz.

Continent ingilizce tanımı, definition of Continent

Continent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A receptacle. That which contains anything. Serving to restrain or limit. Restraining. Opposing.