Baritonal türkçesi Baritonal nedir

  • Baritona özgü.
  • Bariton ile ilgili.

Baritonal ingilizcede ne demek, Baritonal nerede nasıl kullanılır?

Baritone : Erkek şarkıcı. Alaşımlı soluklu çalgı. Bariton.

Baritones : Bariton. Alaşımlı soluklu çalgı. Erkek şarkıcı.

Baritosis : Baritozis.

Barite : Mineral. Baritli. Barit.

Barbarities : Vahşet. Kabalık. Gaddarlık. Medeniyetsizlik. Zalimlik. Vahşilik. Kıyıcılık. Acımasızlık. Barbarlık.

Sybarite : Eğlence düşkünü. Sefahate düşkün. Zevk düşkünü. Hovarda.

Metacinnabarite : Metasinabarit.

Sybarites : Zevk düşkünü. Sefahate düşkün. Hovarda. Eğlence düşkünü.

Barbarity : Kıyıcılık. Vahşilik. Kabalık. Medeniyetsizlik. Gaddarlık. Zalimlik. Vahşet. Barbarlık. Acımasızlık.

Sybaritic : Eğlence ve lüks merakı ile ilgili. Zevk ve sefa ile ilgili.

İngilizce Baritonal Türkçe anlamı, Baritonal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Baritonal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vocalizer : Dillendiren. (amerikan ingilizcesi) sesleştiren. Vokalist. Okuyucu (vocaliser olarak da yazılır). İfade eden. Sese dönüştüren. Şarkıcı. Konuşan.

Brass : Para. Yüksek rütbeli subaylar. Pirinçle kaplamak. Pirinç. Bando. Mangır. Yüzsüzlük. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Küstahlık. Pirinçten yapılmış eşya veya kaide.

 

Singer : Hanende. Şantör. Ezgi söylemek için eğitilmiş sanatçı. Ezgi söylemek için eğitilmiş kadın sanatçı. Ötücü kuş. Ezgici erkek. Bir filmde ya da televizyon izlencesinde şarkı söyleyen kimse. Aşık. Muganni. Okuyucu.

Brass instrument : Üflemeli çalgı. Sarmal metal kanal şeklinde yapılmış olan ve bir ağızlığı bulunan müzik aleti. Nefesli çalgı.

Barytone : Bariton.

Vocalist : Voklalist. Şantöz. Seslendirmeci. Şantör. Okuyucu. Vokalist. Şarkıcı.

Vocaliser : (britanya ingilizcesi) sesleştiren. Okuyucu (vocalizer olarak da yazılır). Konuşan. Dillendiren. Şarkıcı. Vokalist. İfade eden. Sese dönüştüren.

Baritonal synonyms : baritone horn.

Baritonal zıt anlamlı kelimeler, Baritonal kelime anlamı

High : Zirve. Rekor. Direnmek. Yüksek. Kabarmak. Büyük vites. Öfkelenmek. Pikap. Yüksek yer.