Singer türkçesi Singer nedir

  • Okuyucu.
  • Bir filmde ya da televizyon izlencesinde şarkı söyleyen kimse.
  • Ötücü kuş.
  • Şantör.
  • Aşık.
  • Şantöz.
  • Ezgi söylemek için eğitilmiş kadın sanatçı.
  • Şarkıcı.
  • Ezgici erkek.
  • Ezgici kadın.
  • Ses sanatçısı.
  • Ozan.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Ezgi söylemek için eğitilmiş sanatçı.
  • Muganni.
  • Hanende.
  • Şair.

Singer ile ilgili cümleler

English: Ali didn't decide to become a professional singer until he was thirty.
Turkish: Ali otuzuna kadar profesyonel bir şarkıcı olmaya karar vermedi.

English: Ali gave a famous singer ten thousand dollars to come to the restaurant to sing "Happy Birthday."
Turkish: Ali "Doğum günün kutlu olsun" şarkısını söylemeye restorana gelmesi için ünlü bir şarkıcıya on bin dolar verdi.

English: A bad cold caused the singer to lose his voice.
Turkish: Kötü bir soğuk algınlığı şarkıcının sesini kaybetmesine sebep oldu.

English: Ali can imitate that singer perfectly.
Turkish: Ali o şarkıcıyı mükemmel şekilde taklit edebilir.

English: Ali can imitate the singer to a hair.
Turkish: Ali şarkıcıyı tam olarak taklit edebilir.

Singer ingilizcede ne demek, Singer nerede nasıl kullanılır?

Singer prebisch thesis : Singer-prebisch savı. Birincil mallar üreten az gelişmiş ülkeler ile işlenmiş mal üreten gelişmiş ülkeler arasındaki ticarette, dış ticaret hadlerinin az gelişmiş ülkeler aleyhine döneceğini ileri süren ve ilk kez h. singer ile r. prebisch tarafından birbirlerinden bağımsız olarak geliştirilen sav.

 

Singer theory : Gelişmiş ülkelerden az gelişmiş ülkelere yapılan yabancı sermaye yatırımlarının, kar aktarımı ve dış ticaret hadlerinin evsahibi ülkenin aleyhine dönmesi gibi nedenlerle gelişmiş ülkelerin lehine, söz konusu yatırımların içpazara yönelik yerli sanayinin gelişmesini önleyeceğinden evsahibi ülkenin aleyhine olacağını ileri süren ve h. singer tarafından geliştirilen kuram. Singer kuramı.

Ballad singer : Balad şarkıcısı.

Ever youthful singer : Gençliğini kaybetmeyen şarkıcı. Her daim genç şarkıcı.

Folk singer : Halk türküleri sanatçısı. Folk şarkıcısı. Halk müziği şarkıcısı. Türkücü. Halk türkücüsü.

Singers : Şantöz. Ötücü kuş. Şarkıcılar. Aşık. Şarkıcı.

Basinger : Bir kadın adı. Kim basinger (1953 doğumlu). L.a. confidential filmindeki rolüyle en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında 1997 yılı akademi ödülü sahibi. Amerikalı sinema aktrisi ve eski manken.

Operatic singer : Opera şarkıcısı.

Pop singer : Pop şarkıcısı. Popçu.

Hisingerite : Hisingerit.

İngilizce Singer Türkçe anlamı, Singer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Singer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Poet : Romantik. Duygulu kimse.

Basso : Bas (şarkıcı). Bas. Kalın sesli. Basso.

Singers : Şarkıcılar.

Minstrel : Halk ozanı. Halk şairi. Minstrel. Saz şairi. Ortaçağ halk ozanı. Müzik çalan ya da şarkı söyleyen oyuncu. orta çağ ve aydınlanma çağının müzikli oyunu.

 

Singing birds : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ses kasları eşit dizililer (diacromyodi) alt takımından, ses kasları çok iyi gelişmiş ve çok iyi öten, bazıları ötmeyen, yaklaşık 50 kadar familyayı içine alan bir üst familya. Öz ötücüler.

Bass : En pes uzamlı erkek sesi. bu ses uzamında şarkı söyleyen sanatçı. Biyoloji, gitar alanlarında kullanılır. Basgitar. Basso. Pes. Ihlamur ağacı kabuğu. Bas. Levrek. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, levrekgiller (percidae) familyasından, 120 cm kadar uzunlukta, 12 kg kadar ağırlığa ulaşabilen, vücudu ktenoyit pullarla kaplı, çeneleri ve damakları üzerinde kemik dişleri bulunan, yırtıcı, eti lezzetli, türkiye sularında yaşayan bir tür. Frekansı genellikle 200 hz’den düşük kabul edilen ses.

Thrush : Ardıçkuşu. Taban iltihabı (at). Pamukçuk. Tıraş. Karatavukgiller (turdidae) familyasından turdus ve monticola cinslerinin çeşitli türlerine verilen ad. Pamukçuk küfünden ileri gelen ve sindirim aygıtında, çoğunlukla ağızda, çok seyrek olarak soluk borularında ortaya çıkan, pamuğumsu görünüşlü yangı kabarcığı. (genellikle çocuklarda görülür. hayvanlarda da rastlanır.). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ardıç kuşu. Ardışkuşu. Ardıç kuşları.

Glee : Üç veya daha çok sesli şarkı. Keyif. Çok sesli şarkı. Sevinç. Neşe. Üç sesli şarkı.

Gleeman : Ortaçağ'da halk türküleri söyleyip öyküler anlatan bir tür anglosakson sanatçısı. Gliman.

Vocalist : Vokalist. Voklalist. Seslendirmeci.

Singer synonyms : poet singer, operatic star, rock star, madrigalist, lieder singer, isaac merrit singer, isaac m. singer, opera star, admirers, cam, voice, poetesses, bards, amorists, artistes, amoroso, versifiers, adorers, reader, chanteuses, oscines, scald, troubadour, intoner, vocalizer, besotted, jongleur, contralto, songbird, barded, folk singer, versifier, gleemen.

Singer ingilizce tanımı, definition of Singer

Singer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who sings. Especially, one whose profession is to sing. One who, or that which, singes.