Singer theory türkçesi Singer theory nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Singer kuramı.
  • Gelişmiş ülkelerden az gelişmiş ülkelere yapılan yabancı sermaye yatırımlarının, kar aktarımı ve dış ticaret hadlerinin evsahibi ülkenin aleyhine dönmesi gibi nedenlerle gelişmiş ülkelerin lehine, söz konusu yatırımların içpazara yönelik yerli sanayinin gelişmesini önleyeceğinden evsahibi ülkenin aleyhine olacağını ileri süren ve h. singer tarafından geliştirilen kuram.

Singer theory ingilizcede ne demek, Singer theory nerede nasıl kullanılır?

Singer : Şantör. Ezgi söylemek için eğitilmiş sanatçı. Ezgi söylemek için eğitilmiş kadın sanatçı. Ezgici erkek. Muganni. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şarkıcı. Ezgici kadın. Şantöz. Ötücü kuş.

Theory : Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, geçerlilik ve güvenilirliği bilimsel yöntemle saptanmış bir genel bilgi ve açıklama düzeni. Nazariye. Teori. Bir sonucu ilgilendiren düşüncelerin tümü, düşünce alanında kalan bilgi ve bu bilginin temel ve kuralları. Özdeğin , araştırma sınırları içindeki tüm nitel ve nicel ilişki, durum ve devinimlerinin, gözlem, varsayım, deney ve yasalarla belirlenen bilgileri üzerine düşünsel olarak kurulan genel düzenleme. Bilimsel bilgilerden türetilen ve gerçeklenmeye açık olmakla birlikte henüz gerçeklenmemiş olan bilgiler dizgesi, bk. kurmaca. Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları. gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama. Kuram. Bilgisayar, eğitim, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

Singer prebisch thesis : Birincil mallar üreten az gelişmiş ülkeler ile işlenmiş mal üreten gelişmiş ülkeler arasındaki ticarette, dış ticaret hadlerinin az gelişmiş ülkeler aleyhine döneceğini ileri süren ve ilk kez h. singer ile r. prebisch tarafından birbirlerinden bağımsız olarak geliştirilen sav. Singer-prebisch savı.

Singers : Şantöz. Şarkıcı. Şarkıcılar. Ötücü kuş. Aşık.

Abstinence theory : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kaçınma kuramı. Perhiz kuramı. Faizi cari dönem tüketiminden vazgeçmenin, karı ise birikmiş sermayenin harcanmamasının ödülü olarak gören ve n. w. senior tarafından geliştirilen kuram. Üremin oluşumunun bir kaçınmaya dayandığını savunan anlayış.

Accelerator theory : Hızlandıran kuramı.

İngilizce Singer theory Türkçe anlamı, Singer theory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Singer theory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Singer theory synonyms : abnormal budget expenditures, abnormal budget, a change in supply, ability to pay approach, a change in individual demand, ability rent.