Theory türkçesi Theory nedir
- Bilimsel bilgilerden türetilen ve gerçeklenmeye açık olmakla birlikte henüz gerçeklenmemiş olan bilgiler dizgesi, bk. kurmaca.
- Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları. gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama.
- Bir sonucu ilgilendiren düşüncelerin tümü, düşünce alanında kalan bilgi ve bu bilginin temel ve kuralları.
- Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, geçerlilik ve güvenilirliği bilimsel yöntemle saptanmış bir genel bilgi ve açıklama düzeni.
- Özdeğin , araştırma sınırları içindeki tüm nitel ve nicel ilişki, durum ve devinimlerinin, gözlem, varsayım, deney ve yasalarla belirlenen bilgileri üzerine düşünsel olarak kurulan genel düzenleme.
- Nazariye.
- Bilgisayar, eğitim, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.
- Kuram.
- Teori.
Theory ile ilgili cümleler
English: Albert Einstein's theory of relativity is the most famous formula in the world.
Turkish: Albert Einstein'ın Görelilik Teorisi dünyadaki en ünlü formüldür.
English: Even having understood, it is a difficult theory to explain.
Turkish: Anlamış olsan bile, bu açıklaması zor bir teori.
English: A pet theory of mine is that things should be seen from a distance.
Turkish: Benim bir evcil hayvan teorim şeylerin uzaktan görülmesidir.
English: Few scientists understand the theory of relativity.
Turkish: Görecelik teorisini az sayıda bilimci anlıyor.
English: Even today, his theory remains practically irrefutable.
Turkish: Bugün bile onun teorisi neredeyse inkar edilemez olarak kalmaya devam etmektedir.
Theory ingilizcede ne demek, Theory nerede nasıl kullanılır?
Theory based : Teorik.
Theory consistent : Kuram tutarlı.
Theory of : Teorisi.
Theory of absolute advantages : İki ülke, iki mal, takas ekonomisi, ölçeğe göre sabit getiri, tam işlendirme, tam rekabet, taşıma maliyetlerinin sıfır, istem ve teknolojinin veri olduğu, emeğin ülke içinde tam akışkan ülkeler arasında ise akışkan olmadığı ve serbest ticaret varsayımları altında; bir ülke diğerine göre hangi malı daha düşük emek maliyetiyle üretiyorsa o malın üretiminde uzmanlaşarak dışsatımını, daha yüksek emek maliyetiyle ürettiği malın ise dışalımını yapması durumunda, dış ticarete katılan iki tarafın da kazançlı çıkacağını ileri süren ve adam smith tarafından geliştirilen dış ticaret kuramı. Mutlak üstünlükler teorisi. Mutlak üstünlükler kuramı.
Theory of action : Eylem kuramı. İnsanın çevre karşısında bir örgenlik değil, durum içinde eylemde bulunan bir edimci olduğu görüşüyle bireye etkin bir kişilik yükleyecek ve onu bir küme üyesi olarak ele alacak bir gözlem ve deneyleme tasarımı öngören kuram.
Theory of comparative advantages : Karşılaştırmalı üstünlükler teorisi. İki ülke, iki mal, takas ekonomisi, ölçeğe göre sabit getiri, tam işlendirme, tam rekabet, taşıma maliyetlerinin sıfır, istem ve teknolojinin veri olduğu, emeğin ülke içinde tam akışkan ülkeler arasında ise akışkan olmadığı ve serbest ticaret varsayımları altında; bir ülke diğerine göre iki malı da yüksek maliyetle üretse bile hangi malı göreli olarak daha düşük emek maliyetiyle üretiyorsa o malın üretiminde uzmanlaşarak dışsatımını, göreli olarak daha yüksek emek maliyetiyle ürettiği malın ise dışalımını yapması durumunda, dış ticarete katılan iki tarafın da kazançlı çıkacağını ileri süren ve david ricardo tarafından geliştirilen dış ticaret kuramı. Karşılaştırmalı üstünlükler kuramı.
Theory of chances : Olasılıklar hesabı.
Theory of continental drift : Karaların kayma kuramı. Kıtaların yeğni ve sert sioldan yapılı olduğunu ve okyanusların altındaki daha ağır ve daha düz sima üstünde yüzer durumda bulunduğunu, bu yüzden kayarak yerlerini değiştirdiğini ileri süren kuram.
Theory of cultural cycles : Ekinsel döngüler kuramı. Tarihsel ve ekinsel gelişme sürecinin yinelenmesinin kaçınılmaz olduğunu ileri süren, dolayısıyla gelişmeyi, ilerlemeyi yadsıyan kuram.
İngilizce Theory Türkçe anlamı, Theory eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Theory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hypothesis : Kuramsal. Gözlenen olaylar ve bu olaylar arasındaki ilişkilere yönelik açıklama taslağı ya da belirli olaylara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önkabul. Denence. Olgular arasında neden-sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yoluyla sınanacak olan öngörü. Önsav. Önerme. Araştırmanın başlangıcında henüz doğruluğu veya yanlışlığı kestirilemeyen bir öneri veya ön beklenti. Varsayım. Hipotez.
Construct : İmar etmek. Tertip etmek. Resmetmek. Düzenlemek. Oluşturmak. Yapmak. İskeletini çizmek. İmal etmek. Dikmek. Çizmek.
Holism : Bütünsellik. Bütüncülük. Doğanın bütünlüğü inancı. Holizm.
Atomism : Atomizm. Atomculuk.
Blastogenesis : Blastogenezis. Blastojenez. Blastula (gelişmemiş embriyo aşaması) biçimi (embryology). Döllenmeyle başlayan, blastositin zona pellucidadan sarkmasıyla son bulan, döllenmiş yumurtanın hücresel bölünme aşamalarını gerçekleştirdiği dönem.
Theories : Nazariyat. Teoriler.
Supposition : Sayıt. Sanı. Kıyas. Zan. Varsayım. Tahmin. Olmayan ya da gerçekleşmemiş bir durumu tasarlama, geçerli sayma ya da bir savı kanıtlamadan doğru sayma. Faraziye. Farz.
Theoretics : Nazariyat. Teorik. Kuramsal.
Preformation : Preformasyon.
Law of nature : Doğa kanunları. Doğa kanunu. Tabiat kanunu. Tabii hukuk. Doğal hukuk. Doğanın o şekilde çalıştığı ve değiştirilemeyen durum.
Theory synonyms : structural anthropology, scientific theory, holistic theory, atomistic theory, theory of preformation, atomist theory, historicism, structural sociology, economic theory, field theory, gemmule, speculations, reductionism, atomic theory, theorems, possibility, model, theorem, law, speculation, framework, conjecture, concept, theoretical account, explanation, assumption, hypotheses, structuralism, conception, hypothetical, supposal.
Theory zıt anlamlı kelimeler, Theory kelime anlamı
Atomism : Atomizm. Atomculuk.
Holism : Doğanın bütünlüğü inancı. Bütüncülük. Holizm. Bütünsellik.
Misconception : Yanlış kavrama. Yanlış kavram. Kavram hatası. Yanlış fikir. Yanlış anlama. Yanlış yorum. Kavram yanılgısı. Yanlış kanı.
Theory ingilizce tanımı, definition of Theory
Theory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A doctrine, or scheme of things, which terminates in speculation or contemplation, without a view to practice. Speculation. Hypothesis.

Bu kısımda Theory kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Theory ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Theory anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Theory ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.