Hypothesis türkçesi Hypothesis nedir

  • Gözlemlenen olaylar ya da olay kümeleri arasında olası görülen, ama daha tanıtlanmamış olan ilişkileri dile getiren önerme.
  • Önerme.
  • Gözlenen olaylar ve bu olaylar arasındaki ilişkilere yönelik açıklama taslağı ya da belirli olaylara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önkabul.
  • Olgular arasında neden-sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yoluyla sınanacak olan öngörü.
  • Kuram.
  • Ekonomi, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Kuramsal.
  • Araştırmanın başlangıcında henüz doğruluğu veya yanlışlığı kestirilemeyen bir öneri veya ön beklenti.
  • Varsayım.
  • Denence.
  • Hipotez.
  • Önsav.
  • Kaziye.

Hypothesis ile ilgili cümleler

English: Your hypothesis is correct.
Turkish: Hipoteziniz doğrudur.

English: It was only a hypothesis.
Turkish: O sadece bir hipotezdi.

English: It's you who argues that hypothesis.
Turkish: Bu hipotezi kanıtlayan sensin.

English: Your hypothesis is plausible.
Turkish: Sizin hipotez mantıklı.

English: Tom's hypothesis is plausible.
Turkish: Tom'un hipotezi mantıklıdır.

Hypothesis ingilizcede ne demek, Hypothesis nerede nasıl kullanılır?

Hypothesis of convection currents : Çembersi akımlar varsayımı. Yerkabuğundaki kıvrılma olaylarının, kabuk altı ısı yayılımlarının sonuçladığı devimlerle ilgili olduğunu ileri süren varsayım.

 

Hypothesis testing : Sıfır varsayımının ve alternatif varsayımın oluşturularak istatistiksel değerlendirme sonucu sıfır varsayımının yargılanması. Varsayımı sınama. Varsayım sınaması. Hipotez testi. Önsav sınaması. Denence sınamı. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hipotez denemesi.

Hypothesis testing study : Bir varsayımdan yola çıkan, gözlem ya da deney yoluyla varsayımda dile getirilen ilişkiyi gerçekleyerek genelliklere varmaya çalışan araştırma. Varsayım sınayıcı araştırma.

Classical hypothesis testing : Klasik önsav sınaması.

Expectations hypothesis of the term structure : Dönem yapısı beklentiler önsavı.

Administrative pricing hypothesis : Yoğunlaşmanın yüksek olduğu sanayilerde, ekonominin daralma dönemlerinde fiyatın daralmaya göre daha az düşürüleceğini ileri süren önsav. Güdümlü fiyatlandırma önsavı.

Alternative hypothesis : Yerinegeçer varsayımlar. Savlı hipotez. Değişik varsayımlar. Alternatif hipotez. Boş hipotezde ifade edilenden farklı bir açıdan hareket edilerek oluşturulan hipotez. Karşıt hipotez.

Additional worker hypothesis : İktisadi dalgalanmaların daralma evresinde, hanehalkının reel gelir düzeyini korumak ve sürdürmek amacıyla ailedeki çalışmayan diğer bireylerin de işgücüne katılacakları varsayımına dayanan ve iktisadi çevrime işgücüne katılım oranı arasında ters yönlü bir ilişki olduğunu ileri süren önerme. Ek çalışan önsavı.

Cathing up hypothesis : Yakınsama önsavı. Neoklasik büyüme kuramında sermayenin azalan getirisi olduğu varsayımı altında, az gelişmiş ülkelerde kişi başına her bir sermaye ilavesinin getirisinin gelişmiş ülkelerden daha fazla olacağını ve bunun az gelişmiş ülkelerin gelişmiş ülkeleri yakalama olasılıklarını artırdığını ileri süren önsav. krş. ıraksama bk. abramovitz yakınsama önsavı bk. fırsat pencereleri önsavı bk. farklılaştırılmış sistem önsavı.

 

Abramovitz convergence hypothesis : Abramovitz yakınsama önsavı. Az gelişmiş ülkeler ile gelişmiş ülkeler arasında teknoloji, verimlilik ve kişi başına gelir farkları büyüdükçe özellikle sosyal yeteneğe sahip az gelişmiş ülkelerin gelişmiş ülkelerden transfer edecekleri teknoloji ile gelişmiş ülkeleri yakalama olasılıklarını artıracaklarını ileri süren ve abramovitz tarafından geliştirilen önsav.

İngilizce Hypothesis Türkçe anlamı, Hypothesis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hypothesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Theoretical account : Teorik hesap.

Purest : Katkısız. Teorik. Temiz. Sade. Namuslu. En saf. Arı. Katışıksız. Pak. Salt.

Academical : Akademik. Bilimsel. Akademisel. Teorik.

Model : Kesin bir kuram olmayıp, öğecik, çekin vb. yapısı için benzetme yoluyla ortaya atılan matematiksel yaklaşık yöntem. Örneğe göre yapmak. Bir kentin bugünkü durumu ve gelecekte alması istenen biçim göz önünde tutularak, kentin oluşumunu biçimlendiren almaşık etkenleri sınamak ve herbirinin davranışlarını önceden kestirmek amacıyla kurulan simgesel denklem. Biçe. Kalıp. Taslam. İki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkiyi cebirsel terimlerle ifade eden bir matematiksel yapı. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Manken. Örnek.

Guesswork : Tahmin işi. Tahmine dayanan sonuçlar. Varsayımda bulunma. Tahmini iş. Tahmine dayanan sonuç. Tahmin.

Supposition : Tahmin. Sanı. Kıyas. Farz. Sayıt. Olmayan ya da gerçekleşmemiş bir durumu tasarlama, geçerli sayma ya da bir savı kanıtlamadan doğru sayma. Faraziye. Zan.

Premisses : Terim. Öncüller. Mukaddeme. Öncül.

Theoretical : Nazari. Nazariyat. Teorik.

Hypothesis synonyms : historicism, hypostesis, hypotheses, overture, conjecturing, the assumption, presumption, premise, gemmule, proposition, propositioned, presupposition, speculation, pure, theoretics, proffering, suppositions, premising, proffers, construct, theorem, propositions, premised, speculative, hypothetic, conjectured, supposal, conjectures, conception, presuppositions, framework, proposals, possibility.

Hypothesis zıt anlamlı kelimeler, Hypothesis kelime anlamı

Misconception : Kavram hatası. Yanlış kanı. Yanlış kavrama. Yanlış fikir. Yanlış kavram. Yanlış anlama. Yanlış yorum. Kavram yanılgısı.

Hypothesis ingilizce tanımı, definition of Hypothesis

Hypothesis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A proposition or principle which is supposed or taken for granted, in order to draw a conclusion or inference for proof of the point in question. Something not proved, but assumed for the purpose of argument, or to account for a fact or an occurrence. A supposition. As, the hypothesis that head winds detain an overdue steamer.