Singers türkçesi Singers nedir

Singers ile ilgili cümleler

English: I don't understand why a video of two female singers kissing is getting so much attention.
Turkish: Öpüşen iki bayan şarkıcının bir videosunun neden bu kadar ilgi çektiğini anlamıyorum.

English: The singers sang together in order to raise money to help people with AIDS.
Turkish: Aids'li insanlara yardım etmek amacıyla para toplamak için şarkıcılar birlikte şarkı söylediler.

English: The world's greatest singers and most of its famous musicians have been fat or at least decidedly plump.
Turkish: Dünyanın en büyük şarkıcıları ve ünlü müzisyenlerinin çoğu şişmandır ya da en azından bariz şekilde tombuldur.

English: Moustapha and Mary were my backup singers back when I used to perform.
Turkish: Eskiden konser verdiğimde Mustafa ve Mary arkada benim yedek şarkıcılarımdı.

English: He is one of the most famous singers in Japan.
Turkish: O, Japonya'daki en tanınmış şarkıcılardan biridir.

Singers ingilizcede ne demek, Singers nerede nasıl kullanılır?

Minnesingers : Ortaçağ lirik şairi (alman).

Singer prebisch thesis : Singer-prebisch savı. Birincil mallar üreten az gelişmiş ülkeler ile işlenmiş mal üreten gelişmiş ülkeler arasındaki ticarette, dış ticaret hadlerinin az gelişmiş ülkeler aleyhine döneceğini ileri süren ve ilk kez h. singer ile r. prebisch tarafından birbirlerinden bağımsız olarak geliştirilen sav.

 

Singer theory : Gelişmiş ülkelerden az gelişmiş ülkelere yapılan yabancı sermaye yatırımlarının, kar aktarımı ve dış ticaret hadlerinin evsahibi ülkenin aleyhine dönmesi gibi nedenlerle gelişmiş ülkelerin lehine, söz konusu yatırımların içpazara yönelik yerli sanayinin gelişmesini önleyeceğinden evsahibi ülkenin aleyhine olacağını ileri süren ve h. singer tarafından geliştirilen kuram. Singer kuramı.

Ballad singer : Balad şarkıcısı.

Ever youthful singer : Gençliğini kaybetmeyen şarkıcı. Her daim genç şarkıcı.

Operatic singer : Opera şarkıcısı.

Hisingerite : Hisingerit.

Kissinger : 1973 nobel barış ödülü sahiplerinden biri. Alman asıllı amerikalı politikacı. Bir soyadı. Henry kissinger (1923 doğumlu). Kisinger.

Singer : Muganni. Şair. Şantör. Ezgici kadın. Ötücü kuş. Ezgi söylemek için eğitilmiş sanatçı. Aşık. Ozan. Okuyucu. Şantöz.

Basinger : Bir kadın adı. L.a. confidential filmindeki rolüyle en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında 1997 yılı akademi ödülü sahibi. Amerikalı sinema aktrisi ve eski manken. Kim basinger (1953 doğumlu).

İngilizce Singers Türkçe anlamı, Singers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Singers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Songster : Hanende. Şair. Şarkı kitabı. Okuyucu.

Earnest : Ciddiyet. Pey akçesi. Yanlar arasında yapılan tecim sözleşmesinin inancayla kesinleşmesi için çoğunlukla alıcısınca satıcısına yapılan ön ödeme. Ön ödeme. Avans. Kapora. Hevesli. İçten. Delil. Ciddi.

 

Genuine : Sahici. İçi dışı bir. Samimi. Hakiki. Hilesiz. Halis muhlis. Asıl. Gerçek. İçten. Öz.

Beaux : Sevgili. Şık erkek. Züppe.

Fingernail : Tırnak. Parmak tırnağı.

Pad : Yumuşak bir maddeden yapılmış koruyucu şey. Yastık (küçük). Şişirmek. Altlık. Sıvama bezi. Doldurmak. İçini doldurmak. Rampa. Takviye etmek. Ufak yastık.

Vocaliser : İfade eden. Konuşan. Vokalist. Okuyucu (vocalizer olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) sesleştiren. Dillendiren. Sese dönüştüren.

Real : Hakiki. Cidden. Asıl. Harbi. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Maddi. Real (finlandiya terimi). Sahiden. Samimi. Gerçekten.

Oscine : Ardıçkuşu. İspinoz.

Singers synonyms : whole souled, manus, metacarpophalangeal joint, existent, annualry, echt, singing bird, chanters, knuckle, chanter, true, index, singing birds, fingertip, beau, beaus, songbird, wholehearted, hand, amorous, vocalists, musician, songbirds, dear, amorist, singer, digit, courters, dactyl, oscines, artless, index finger, pinky.

Singers zıt anlamlı kelimeler, Singers kelime anlamı

False : Yapmacık. Hileli. Yalancı. Hatalı. Göstermelik. Düzmece. Yalandan yapılan. Takma. Haksız. İki yüzlü.

Disingenuous : İkiyüzlü. Yüze gülücü. Kurnaz. Samimi olmayan. İki yüzlü.

Dishonest : Aldatıcı. Mürtekip. Dürüst olmayan. Yalancı. Karaktersiz. Sahtekar. Hileli. Haysiyetsiz. Namussuz. İkiyüzlü.

Singers antonyms : insincerity, unreal, insincere, counterfeit, arrive.