Basık nedir, Basık ne demek

Basık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Basılmış, yassılaşmış.
  • Çok yüksek olmayan, alçak
  • Kısık.

"Basık" ile ilgili cümle

  • "Onun sesi de aynı şekilde basıktı." - T. Buğra
  • "Arka sokağa bakan, dar, basık tavanlı, ışıksız bir yerdi." - P. Safa
  • "Ökçesi basık pabucunun içinde kara ve çatlak topuklu ayakları ellerinden ziyade ortadadır." - Y. K. Karaosmanoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Çok ıslanarak niteliği bozulmuş buğday.

Altı tahta pabuç.

Fevkalâde, pek iyi.

Harmanda fazla ıslanmış buğday: Bu buğday basık, iyi un olmaz.

Cılız, zayıf, boysuz.

Türlü sebeplerle basıldığına inanılan ve bu yüzden hastalanan loğusa kadın, yürümesi geciken çocuk.

Arkası basılarak giyilen ayakkabı, yemeni, terlik, patik.

Gitar terimi olarak anlamı:

Sıkmaçtan geçirilerek sıkılmış ses.

İngilizce'de Basık ne demek? Basık ingilizcesi nedir?:

compressed

Fransızca'da Basık ne demek?:

déprimé

Basık anlamı, tanımı:

Basıklaştırmak : Basık duruma getirmek.

Basıklık : Basık olma durumu. Bir elipsin büyük ve küçük eksenleri arasındaki farkın büyük eksene oranı.

Yassı : Yayvan ve düz.

Alçak : Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).

 

Kısık : Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı). Kanyon. Boğuk, güçlükle çıkan (ses). Kısılmış olan.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Yüksek : Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Normal değerlerin üstünde olan. Etkili. Güçlü, şiddetli. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Erdemli, faziletli. Derece veya makamı bakımından üstün.

Basıkdırmak : Yatıştırmak: Yangını epeyce basıkdırdık.

Basıkerte : Barometre.

Basıklaşma : Basıklaşmak işi.

Basıklaşmak : Basık bir duruma gelmek.

Basıklaştırma : Basıklaştırmak işi.

Basıkmak : Yük altında ezilmek, çökmek. bk. basılmak-4. Hayvanlar daha çok sığır, kısrak çiftleşmek Yük altında ezilmek. Bel vermek, sarkmak.

Basıktırmak : Korkutmak, yıldırmak: Bu adam bütün köy halkını basıkdırdı. Sıkıştırmak, bastırmak,

Basık ile ilgili Cümleler

  • Hava soğuk olacak ve gökyüzü basık olacak.
  • Tom'un basık saç çizgisi var.

Diğer dillerde Basık anlamı nedir?

İngilizce'de Basık ne demek? : adj. low, overcast, stuffy, frowsty, flattened, frowzy, receding

Fransızca'da Basık : bas/se, comprimé/e, écrasé/e, épaté/e

Almanca'da Basık : flach, nieder, niedrig, platt

Rusça'da Basık : adj. сплющенный, сдавленный, низкий, невнятный