Basıklık nedir, Basıklık ne demek

  • Basık olma durumu.
  • Bir elipsin büyük ve küçük eksenleri arasındaki farkın büyük eksene oranı

Coğrafya'daki terim anlamı:

Eşlek yarıçapının, eksenuçları yarıçapından uzun oluşu nedeniyle yeryuvarı biçiminde görülen fiziksel nitelik. Değeri: a—b = 1/297.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Yer yuvarlağı gibi basıklaşmış cisimlerin basıklığını belirten ölçek olup, (a-b)/a olarak tanımlanır. Burada "a" en büyük, "b" en küçük yarıçaptır.

Bilimsel terim anlamı:

Tek-doruklu bir sıklık eğrisinin doruk yüksekliğine göre durumu, ay. bk. beklem oranı.

Bakışımlı ya da bakışımlıya yakın bir dağılım çizgesinin, yüksekliğine (tepedeğere) göre düzgülü eğriden gösterdiği sapma.

İngilizce'de Basıklık ne demek? Basıklık ingilizcesi nedir?:

flattenin, kurtosis, flattening oblateness

Osmanlıca Basıklık ne demek? Basıklık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

arz basıklığı

Basıklık hakkında bilgiler

Olasılık kuramı ve bir dereceye kadar istatistik bilim dallarında basıklık (İngilizce: kurtosis) kavramı 1905da K. Pearson tarafından ilk defa açıklanmıştır . Basıklık kavramı bir reel değerli rassal değişken için olasılık dağılımının, grafik gösteriminden tanımlanarak ortaya çıkarılan bir kavram olan, sivriliği veya basıklığı özelliğinin ölçümüdür. Basıklık kavramının ayrıntıları olasılık kuramı içinde geliştirilmiştir. Betimsel istatistik için bir veri setinin basıklık karakteri pek dikkate alınmayan bir özellik olarak görülmektedir. Buna bir neden parametrik çıkarımsal istatistik alanında basıklık hakkında hemen hemen hiçbir kestirim veya sınama bulunmamasındandır ve pratik istatistik kullanımda basıklık pek önemsiz bir karakter olarak görülmektedir. Belki de basıklık ölçüsünün elle hesaplanmasının hemen hemen imkânsızlığı buna bir neden olmuştur.

 

Basıklık tanımı, anlamı:

Basık : Basılmış, yassılaşmış. Kısık. Çok yüksek olmayan, alçak.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Elips : Bütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri. Eksilti.

Büyük : Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Önemli. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Niceliği çok olan. Büyük abdest. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram).

Küçük : Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Yaşı daha az olan. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı.

 

Eksen : Çizgi. Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Dingil. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru.

Oran : İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin. Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp.

Olasılık : O zamana kadar yapılmış olan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu. Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal.

Olma : Olmak işi.

Diğer dillerde Basıklık anlamı nedir?

İngilizce'de Basıklık ne demek? : n. stickiness

Almanca'da Basıklık : n. Abplattung

Rusça'da Basıklık : n. сдавленность (F), сплющенность (F), невнятность (F)