Lowness türkçesi Lowness nedir

Lowness ile ilgili cümleler

English: The railroad isn't to blame for the slowness of the mail.
Turkish: Posta yavaşlığı için demiryolu suçlanmayacak.

English: My daughter's slowness to take action is a pain.
Turkish: Kızımın uyuşukluğu beni hasta ediyor.

English: "The sun is yellow." "That depends on your perspective. I am of the opinion that yellowness is sunny."
Turkish: "Güneş sarıdır. Bu sizin bakış açınıza bağlı. Ben sarılığın güneşli olduğu fikrindeyim."

Lowness ingilizcede ne demek, Lowness nerede nasıl kullanılır?

Callowness : Acemilik. Çaylaklık. Gelişmemişlik. Tüysüzlük. Tecrübesizlik. Toyluk.

Fallowness : Ekilmemiş olma.

Hollowness : Açlık. Çöküklük. Aldatıcılık. Oyukluk. Boğukluk. Çukurluk. Sahtelik. Boşluk. Kofluk.

Mellowness : Olgunluk. Hoşgörü. Tatlılık. Yumuşamışlık. Yumuşaklık.

Mellowness of soil : Toprak tavı.

Sallowness : Sarımsı olma özelliği. Solgunluk. Hastalıklı sarı bir rengi olma özelliği.

Shallowness : Yüzeysellik. Sığlık.

Yellowness : Sarılık.

Clowned : Şaklaban. Soytarı. Maskaralık etmek. Köylü. Soytarılık etmek. Palyaço. Kaba adam. Klavun. Budalalık. Hödük.

Slowness : Hafiflik. Kesatlık. Ağırlık. Geri kalma (saat için). Küntlük. Yavaşlık. Durgunluk. Hantallık.

 

İngilizce Lowness Türkçe anlamı, Lowness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lowness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dirt : Çerçöp. Müstehcen söz. Toprak. Maden içeren toprak. Çer çöp. Kir. Dedikodu. Pislik. Namussuzluk.

Enormities : Kötülük. İrilik. Cinayet. Habislik. Büyüklük. Aşırı zalimlik. Muazzamlık. Şer. İğrençlik.

Caitiff : Alçak adam. Alçak kimse. Alçak. Bayağı. Aşağılık kimse. Korkak.

Sadness : Hüzün. Gemm. Gam. Keder. Efkar. Üzgünlük. Mahzunluk. Teessüf. Neşesizlik. Üzüntü.

Currish : İt gibi. Kaba. Korkak. Huysuz. Kavgacı. Terbiyesiz. Hırıltılı. Aşağılık adamla ilgili.

Coward : Ödlek kimse (argo terim). Güney carolina eyaletinde yerleşim yeri. Korkak. Ödlek. Yüreksiz. Tabansız. Alçak.

Kurtosis : Bakışımlı ya da bakışımlıya yakın bir dağılım çizgesinin, yüksekliğine (tepedeğere) göre düzgülü eğriden gösterdiği sapma. Kürtosis. Normal eğriye oranla diklik veya yatıklık özelliği. Diklik. Savrukluk. Basıklık ölçüsü. Normal eğriye nazaran diklik. Oransal ölçümlü verilerde dağılımı belirleyen ölçümlerden biri olan ve eğrinin normal dağılıma göre ne kadar yassı veya yüksek olduğunu gösteren aralık. Bir dağılım içindeki pik seviyesi.

Dastardliness : Korkaklık. Hainlik. Adilik.

Derisible : Alçak. Hor. Aşağılanma ve dalga geçilmeyi hak eden. Rezil. Kötü.

Caitiffs : Bayağı. Alçak kimse. Alçak. Aşağılık kimse. Korkak.

Lowness synonyms : downheartedness, low spiritedness, lusterlessness, flatness, bassness, despicable, classless, droopiness, unhappiness, despicableness, opaqueness, flattening oblateness, weakness, dirtiest, oblateness, grade, degree, ignominies, dullness, abject, dirtier, shabbiness, dispiritedness, baseness, meanness, landfalls, beneath contempt, level, enormity, contemptibility, incorrectness, flattenin, abjectness.

 

Lowness zıt anlamlı kelimeler, Lowness kelime anlamı

Happiness : Hoşluk. Bahtiyarlık. Mut. Sevinç. Saadet. Mutluluk. Ferah. Uygunluk. Kut.

Highness : Yücelik. Yükseklik. İrtifa.

Lowness ingilizce tanımı, definition of Lowness

Lowness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state or quality of being low.