Basic reader türkçesi Basic reader nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Okuma öğrenen çocuklar ya da yetişkinler için hazırlanan, içinde sınıf ya da yaş düzeyine uygun kısalıkta okuma parçaları ve bu parçaların anlaşılmasına yardım eden resimler bulunan bir temel okuma gereci.
  • İlk okuma kitabına ya da kitaplarına dayalı olarak ve belli yaşlardaki öğrencilerin en çok kullandıkları sözcükler göz önünde tutularak dizi biçiminde hazırlanan okuma kitapları.
  • Okuma kitabı.
  • Temel okuma kitabı.

Basic reader ingilizcede ne demek, Basic reader nerede nasıl kullanılır?

Basic : Uzakta bulunan bir bilgisayar dizgesine bağlı bir uç üzerinde konuşmalı düzende kullanım için elverişli, kolay öğrenilir, aritmetik işlemlere dönük genel amaçlı bir bilgisayar izlenceleme dili. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Temel. Bazal. Belli başlı. Asal. Basit. Esasi. Basıc. Ana.

Reader : Doçent. Eleştirmen. Okuma kitabı. Düzeltmen. Antoloji. Okutman. Okur. Yayımlanacak eserleri eleştiren kimse. Okuyan. Seçki.

Basic agreement : Temel anlaşma.

Basic anxiety : Temel kaygı. Temel endişe. Bir bebeğin sahip olduğu derin çaresizlik hissi (psikoloji terimi).

Basic army law : Ordunun faaliyetlerinin çerçevesini çizen temel yasa. Temel ordu kanunu.

Basic assumption : Temel tahmin. Temel varsayım. Doğru olduğu varsayılan temel bir şey. Temel kabul. Temel teori.

 

İngilizce Basic reader Türkçe anlamı, Basic reader eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Basic reader ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Primer : Falya barutu. Primer. Dua kitabı. Astar. Birinci. sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Ateşleme fitili. Kapçıklı lokum. Ağızotu. Alfabe. El kitabı.

Academy of economic and commercial sciences : Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu. İktisadi ve ticari ilimler akademisi.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Textbook : Okul kitabı. Ders kitabı.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma.

 

Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Renk körlüğü. Akromatopsi.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Basic reader synonyms : readers, abnormal child, academic year, achievement tests, abulia, accustoming, ability group, academic intelligence, reader, academy.