Be at a loss for words türkçesi Be at a loss for words nedir

  • Söyleyecek söz bulamamak.
  • Ne diyeceğini bilememek.
  • Söyleyememek.
  • Ağzında düğümlenmek.
  • Ne diyeceğini şaşırmak.
  • Diyecek kelime bulamamak.

Be at a loss for words ingilizcede ne demek, Be at a loss for words nerede nasıl kullanılır?

Be : -dır. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -dir. -di. Anlamına gelmek. Durmak. Olmak. Mal olmak. Bulunmak. Kalmak.

At : De. A. Ye. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Nezdinde. Ya. Da. Üzere. Bir hareketin hedefini gösterir.

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Atom ağırlığı. Herhangi bir. En yüksek not. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Amperin simgesi. (herhangi) bir. Bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Miktar belirtir.

Loss : Zarar. Kaybolma. Dokunca. Kayıp. Heder. Hasar. Yenilgi. Kayboluş. Zayiat. Zayi.

For : -dir. Çünkü. Olarak. -dır. Karşılığında. -e. Dair. -e karşı. Yüzünden. -e rağmen.

Be at a loose end : Çıkmaza düşmek. Yapacak bir şeyi olmamak. Çıkmazda bulunmak. Çıkmazda olmak. Boşta olmak. Boşlukta olmak.

Be at a disadvantage : Zarar verici bir durumda olmak. Dezavantajlı olmak. Olumsuz bir durum veya koşulda olmak.

Be at a desperate pass : Durumu vahim olmak. Zor durumda olmak.

Be at a stand : Bir yerde durmak. Pozisyon almak. Bir durağa gelmek. Durdurulmak.

 

Be at an end : Bitmek. Sona ermek. Neticelenmek. Sonuçlanmak. Tükenmek. Tükenmiş olmak.

İngilizce Be at a loss for words Türkçe anlamı, Be at a loss for words eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be at a loss for words ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dumbstruck : Dili tutulmuş. Söyleyecek söz bulamayan. Hayrete düşmüş. Şaşkınlıktan donakalmış. Dili tutulmak.

Be thunderstruck : Yıldırım çarpmışa dönmek. Yıldırımla vurulmuşa dönmek. Şaşırıp kalmak. Donakalmak. Dili tutulmak. Hayretler içinde kalmak.

Strike dumb : Dili tutulmak.

Be at a loss : Ne yapacağını bilmemek. Eli ayağı dolaşmak. Şok olmak. Dili tutulmak. Şaşırmak. Eli ayağı tutulmak. Ne yapacağını şaşırmak. Ne yapacağını bilememek. Zararda olmak.

Be dumbfounded : Çok şaşırmak. Taş kesilmek. Donakalmak. Donakaldı. Kal gelmek. Donup kalmak. Şoke oldu. Kalakalmak. Gözlerine inanamadı.

Become speechless : Dili tutulmak.