Be at a disadvantage türkçesi Be at a disadvantage nedir

  • Olumsuz bir durum veya koşulda olmak.
  • Zarar verici bir durumda olmak.
  • Dezavantajlı olmak.

Be at a disadvantage ingilizcede ne demek, Be at a disadvantage nerede nasıl kullanılır?

Be : Anlamına gelmek. -dir. -di. Berylliumb (berilyum). Var olmak. Bulunmak. Olmak. Kalmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -dı.

At : Yanında. Üzerinde. Da. Üzere. Hatta. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Bir yeri belirtmek için kullanılır. E. Nezdinde.

A : Amperin simgesi. Miktar belirtir. (herhangi) bir. Herhangi bir. Atom ağırlığı. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Disadvantage : Dezavantaj. Zarar vermek. Mahzur. Götürü. Yarar yitimi. Aleyhte durum. Bir kişi, nesne, durum ya da koşula karşı olan, başarı ya da kazançta engelleyici etkisi bulunan özellikler. Kusur. Çekince.

Be at a desperate pass : Durumu vahim olmak. Zor durumda olmak.

Be at a loss for words : Ne diyeceğini bilememek. Söyleyememek. Ağzında düğümlenmek. Ne diyeceğini şaşırmak. Diyecek kelime bulamamak. Söyleyecek söz bulamamak.

Be at a low ebb : En kötü durumunda olmak. En düşük seviyede olmak. Morali bozuk olmak. Çok azalmış olmak.

 

Be at a loose end : Çıkmazda olmak. Çıkmaza düşmek. Boşta olmak. Boşlukta olmak. Yapacak bir şeyi olmamak. Çıkmazda bulunmak.

Be at a loss : Eli ayağı dolaşmak. Şaşırmak. Ne yapacağını bilmemek. Ne yapacağını şaşırmak. Dili tutulmak. Zararda olmak. Şok olmak. Ne diyeceğini bilememek. Ne yapacağını bilememek. Eli ayağı tutulmak.