Be built türkçesi Be built nedir

Be built ile ilgili cümleler

English: Houses can't be built in this area.
Turkish: Evler bu alanda yapılamazlar.

English: The bridge must be built in six months.
Turkish: Köprü altı ay içinde inşa edilmeli.

English: The resolution that a new road be built was passed.
Turkish: Yeni bir yol inşa edilmesi kararı kabul edildi.

English: The bridge was to be built by the soldiers.
Turkish: Köprü askerler tarafından yapılmıştı.

English: A new hotel will be built here next year.
Turkish: Burada önümüzdeki yıl yeni bir otel inşa edilmiş olacak.

Be built ingilizcede ne demek, Be built nerede nasıl kullanılır?

Be : Berylliumb (berilyum). -dir. Durmak. Var olmak. Kalmak. -dı. Mal olmak. Anlamına gelmek. Olmak. -di.

Built : Yapılı. İnşa etmiş tarihi. Çatılmış. İnşa et. Kurulmuş. İnşa edilmiş. Parçaları bir araya getirmek. Monte etmek.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

Be a bit on : Çakırkeyif olmak.

Be a ball of fortune : Bir durumun kurbanı olmak. Şans topu olmak. Değişikliğe maruz kalmak.

İngilizce Be built Türkçe anlamı, Be built eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be built ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Squats : Araziye sahip çıkmak. Çökmek. Çömeliş. Bodur. Oturmak. İzinsiz yerleşmek. Kanuna aykırı olarak oturmak (kendi malı olmayan bir mülkte). Çömeltmek. Başkasının arazisine kurulmak.

Postures : Tutum. Duruş. Taslamak. Vaziyet. Poz. Hal. Tavır. Poz vermek. Durum.

Posture : Doğum sırasında yavrunun baş, bacaklar ve kuyruk gibi kısımlarının gövdeye göre duruşu, postür. bedenin genel duruşu. Tavır. Vücudun ve bölümlerinin, kasların duruk çalışma gücü ile, ağırlığın etkisine karşı düzene girmesi ve direnmesi. Yapmacık tavır takınmak. Jimnastik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bedenin genel duruşu. Postür. Kasılmak. Kasım kasım kasılmak. Taslamak.

Squatted : Bodur. Çömelmek. Başkasının arazisine kurulmak. İzinsiz yerleşmek. Araziye sahip çıkmak. Oturmak. Kanuna aykırı olarak oturmak (kendi malı olmayan bir mülkte). Çömeliş. Çömeltmek.

Be founded : Temelleri atılmak.

Nestles : Birbirine sokulmak. Gömmek. Yerleştirmek. Gömülmek. Barındırmak. Bağrına basmak. Koymak. Yerleşmek. Sokulmak.

Squat : Başkasının arazisine kurulmak. Çömeliş. Kanuna aykırı olarak oturmak (kendi malı olmayan bir mülkte). Çömeltmek. Gecekondu yaparak yerleşmek. Çökmek. Oturmak. Bodur. Araziye sahip çıkmak.

Be set up : Dikilmek.

Ensconce oneself : Yerleşmek. Gizlenmek. Büzülmek.

Settle down : Yuva kurmak. Sakin olmak. Yerleşmek. Yerleştirmek. Çöreklenmek. Demir atmak. Oturtmak. Yola gelmek. Uslanmak. Oturmak.

Be built synonyms : settled down, nestle, be established, postured, settling down.