Squats türkçesi Squats nedir

  • Kanuna aykırı olarak oturmak (kendi malı olmayan bir mülkte).
  • Başkasının arazisine kurulmak.
  • Çömelmek.
  • Araziye sahip çıkmak.
  • Çömeltmek.
  • İzinsiz yerleşmek.
  • Çökmek.
  • Çömeliş.
  • Bodur.
  • Kurulmak.
  • Oturmak.

Squats ingilizcede ne demek, Squats nerede nasıl kullanılır?

Squat down : Bağdaş kurup oturmak. Çömelmek. Bağdaş kurmak.

Squat : Çömeltmek. Kurulmak. Başkasının arazisine kurulmak. Çömelmek. İzinsiz yerleşmek. Bücür. Çökmek. Bağdaş kurup oturmak. Bodur. Oturmak.

Squatness : Kısa ve tıknaz olma durumu. Bodurluk. Kısalık ve tıknazlık.

Squatted : Bodur. Çökmek. Başkasının arazisine kurulmak. İzinsiz yerleşmek. Kurulmak. Oturmak. Çömelmek. Çömeltmek. Kanuna aykırı olarak oturmak (kendi malı olmayan bir mülkte). Çömeliş.

Squatter : Gecekondu yapan kimse. Gecekonduda yaşayan kişi ya da aile. Koyun sürüsü sahibi (avustralya ingilizcesi). Başkasının mülkünü işgal eden kimse. Devlet otlağını kiralayan kimse. Başkasının yerini işgal eden kimse. Gecekondulu. Kendi malı olmayan bir mülkte kanuna aykırı olarak oturan kimse. Gecekondu sahibi. Gecekonducu.

Absquatulate : Toz olmak. Basıp gitmek. Bir yerden koşarak uzaklaşmak. Ayrılmak (konuşma dili). Gizlice kaçıp gitmek. Kaçmak. Bir yerden aceleyle ayrılmak. Çekip gitmek. Tüymek.

 

Squatters : Başkasının yerini işgal eden kimse. Gecekondular. Koyun sürüsü sahibi (avustralya ingilizcesi). Çömelmiş kimse. Gecekonducu. Devlet otlağını kiralayan kimse.

Squatter house : Bayındırlık ve yapı kurallarına aykırı olarak, gerçek ya da tüzel, kamusal ve özel kişilerin toprakları üzerine, toprak iyesinin istenç ve bilgisi dışında, onamsız olarak yapılan, barınma gereksinmeleri devletçe ve kent yönetimlerince karşılanamayan yoksul ya da dar gelirli ailelerin yaşadığı barınak türü. Gecekondu.

Squattiest : Bodur. Basık ve çirkin (bina). Çömelmiş. Kısa ve tıknaz. Alçak. Kısa ve tıknaz (kimse).

Squatting position : Çömelerek atış vaziyeti. Çömelerek nişan vaziyeti.

İngilizce Squats Türkçe anlamı, Squats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Squats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scrunch up : Kırışmak. Buruşmak.

Sit down : Yere inmek. Koyulmak. İniş yapmak. Yerinden kalkma. Oturtmak. Yerine oturmak.

Bides : Yıkılmamak. Beklemek. Sabırla beklemek. Kollamak. Dayanmak.

Cowered : Suspus olmak. Sinmek. Korkudan sinmek. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Büzülmek. Sinmek (korku vb nedeniyle). Korkup çekilmek.

Dumpy : Kısa ve şişman. Tıknaz.

Come to grief : Başarısızlıkla sonuçlanmak. Başarısız olmak. Kazaya uğramak. Harap olmak. Başı darda olmak. Zarar görmek. Belasını bulmak. Mahvolmak. Suya düşmek.

Settling down : Sakinleşme. Yerleşmek. Çöreklenmek. Kuruluş. Sakinleşmek. Yerleştirmek. Dibe düşme. Kurma. Durulmak. Yola gelmek.

Cower : Korkudan sinmek. Suspus olmak. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Sinmek (korku vb nedeniyle). Sinmek. Korkup çekilmek. Büzülmek.

 

Bide : Kollamak. Sabırla beklemek. Dayanmak. Yıkılmamak. Beklemek.

Squats synonyms : hunker down, be built, crack, hunkered, couch, collapse, domicile, caved, cowers, settle down, be seated, chunky, crouching, domiciling, blocky, fit well, dwarf, consider, collapses, come down, abideth, nestles, chunkiest, podgier, hunched, blockier, dumpier, crouch, dwell in, cave in, gear, liken, dwarfish.

Squats zıt anlamlı kelimeler, Squats kelime anlamı

Lie : Mideye oturmak. Yalan. Kandırmak. Durmak. Yalan atmak. Yasal olmak. Uzanmak. Palavra. Kalmak. Atmak.

Stand : Bulunmak. Tahammül etmek. İhtiyaç duymak. Ayağa kalkmak. Dikilmek. Ismarlamak. Üstlenmek. Kalmak. Çekilmek. Durdurmak.

Tall : Uzun boylu. Levent. Yüksek. Abartılı. Uzun. Boyunda. Servi boylu. Boylu boslu. Boylu. Tığ gibi.