Settling down türkçesi Settling down nedir

Settling down ingilizcede ne demek, Settling down nerede nasıl kullanılır?

Settling : Posa. Kıyı tortullarının ya da toprakların, tıkızlaşmasıyle bir yerin çökmesi, oturması. İskan. Hesap. Çöktürme. Oturma. Yerleşme. Tasman. Dinlendirme (sıvı).

Down : Yere yıkmak. Yıkmak. İndirmek. Alaşağı etmek. Aşağısına doğru. Düşürmek. Aşağı. Çökmek. Boyunca.

Settling accounts : Banka ile yapılan düzenlemeleri sonlandırma. Hesapları kapatma.

Settling accounts with : Hesaplaşma.

Settling basin : Çöktürme havuzu. Çökeltme havuzu. Çökeltim havuzu. Durulama havuzu. Durultma.

Settling day : Tediye günü. Hesaplaşma günü. Hesap günü. Ödeme günü. Tasfiye ödeme günü.

İngilizce Settling down Türkçe anlamı, Settling down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Settling down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nestle : Sığındırmak. Barındırmak. Bağrına basmak. Gömülmek. Dayamak. Birbirine sokulmak. Sokulmak. Yaslamak.

Twining : Dolanmak. Dolamak. Bükmek. Bükülen. Birşey etrafında dönen. Spiral şeklinde tırmanan (botanik terimi). Örmek (çelenk). Kıvrılan. Sicim.

 

Sober : Temkinli. İçkide aşırıya kaçmayan. Dizginlemek. Ağırbaşlı. Aklını başına getirmek. Sarhoş olmayan. Aşırıya kaçmayan. Ciddi. Yalın. Ayık.

Council : Kurultay. Belediye meclisi. Asamble. Meclis. Kurul. Öğreti ve kilise düzeni ile ilgili sorunları çözümlemek üzere toplanan piskopos ve din bilginlerinden oluşan kurul. Konsey. Divan.

Settle : Çökeltmek. Anlaşmak. Ödemek. Hafiflemek. Çökelmek (sıvının içindeki katı maddeler). Çökeltmek (sıvının içindeki katı maddeleri). Yetinmek. Karar vermek. Belirlemek.

Habitation : Ev. Oturma. Yurt. Mesken. Yerleşim. İkamet. Oturacak yer. Barınak. Konut.

Twined : Dolamak. Bükmek. Bulaştırmak (işe). Sicim. Örmek. Dolanmak. Örmek (çelenk). Bükülmek. Sarılmak.

Constitutions : Yapı. Yaradılış. Anayasa. Tüzük. Karakter. Anayasalar. Meydana getirme. Huy. Oluşturma.

Accommodated : Uzlaştırmak. Uyum sağlamak. Uydurmak. Bağdaştırmak. Kalacak yer sağlamak. Sağlamak. Alışmak. Alıştırmak.

Relaxations : Yumuşatma. İstirahat. Hafifletme (ceza). Dinlenme. Yumuşama. Gevşeme. Gevşetme. Relaksasyon. Eğlence.

Settling down synonyms : collocate, firm up, soberest, calm down, domicile, hushes, bend the knee, quiet, relaxation, settle down, become clear, institutions, colly, squatted, ensconces, constitution, airs, indwell, indwelt, chill out, body, dig in, erection, erections, nestings, deposit, association, quiet down, squats, come round, conceit, lodgments, lodgement.