Be good for türkçesi Be good for nedir

  • Dayanmak (belirli bir süre için).
  • Yaramak.
  • Yaramak (bir işe).
  • İyi gelmek.

Be good for ile ilgili cümleler

English: I'm going to burn you in hell, and this will not be good for you.
Turkish: Seni cehennemde yakacağım ve bu senin için iyi olmayacak.

English: That can't be good for your health, can it?
Turkish: O, sağlığın için iyi olamaz, değil mi?

English: I think it would be good for all of us.
Turkish: Sanırım hepimiz için iyi olurdu.

English: This is going to be good for you too.
Turkish: Bu sizin için de iyi olacak.

English: It would be good for Tom to get a little more exercise.
Turkish: Tom'un biraz daha fazla egzersiz yapması iyi olur.

Be good for ingilizcede ne demek, Be good for nerede nasıl kullanılır?

Be : -dı. -dir. Var olmak. -dır. Berylliumb (berilyum). -di. Durmak. Bulunmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Olmak.

Good : Sağlamlaştırmak. İyi. Güzel. Sağlam. Sağlığa yararlı. Dolu dolu. İyilik. Hayırlı. Doğruluk. Menfaat.

For : -e uygun. Namına. Diye. Süresince. -e karşı. -e. Zarfında. -e elverişli. -dir. Olarak.

Be good : Uslu dur. Uslu durmak.

Be good at : Bir şeyde başarılı olmak. Alanında iyi olmak. Belirli bir şeyi iyi yapmak.

Be good at sums : Matematiği iyi olmak. Hesabı iyi olmak.

 

Good for nothing : Serseri. Boktan. Hiçbir işe yaramaz. İşe yarama. Faydasız. Hiçbir şeye yaramaz. İşe yaramaz. Hayırsız. Mendebur. Beş para etmez.

Be good at business : İşi bilmek.

Be good towards : İyilik etmek.

Good fortune : Şans. Baht. Ongunluk. Bahtiyarlık. Talih. İyi talih.

İngilizce Be good for Türkçe anlamı, Be good for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be good for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Do good : Faydalı olmak. İyileştirmek. Hayır işlemek. Faydasını göstermek. Geliştirmek. İyilik etmek.

Be suitable : Gitmek. Denk gelmek. Uygun olmak. Yakışmak. Uygun gelmek. Uygun düşmek. Yakışık almak. Elverişli olmak.

Benefitted : Fayda. Fayda göstermek. Yararı dokunmak. Yarar görmek. Yararlanmak. Yarar. Menfaat. Yararına olmak. Faydası olmak. Çıkar.

Availed : Yararı olan. Yararı olmak. İşe yaramak.

Be of service to : -e yardım etmek. Faydalı olmak. -e yardımı dokunmak. Yararı dokunmak.

Availing : Yararı olma. Yararı olmak. İşe yaramak.

Suit : Uygun düşmek. Uydurmak. Uygun gelmek. Uyuşmak. Denk gelmek. İşine yaramak. İskambilde takım. Açmak.

Benefited : Yararı dokunmak. Faydası olmak. Yararlanmak. Yararına olmak. Yarar görmek. Fayda. Menfaat. Yarar. Çıkar.

Fit : Girmek. Sağlıklı. Yeterli. Yetenekli. Formda. Uygun. Zinde. -e uygun olmak. Yakıştırmak. Uydurmak.

Avail : Kendisine yarar sağlamak. Yararı olmak. Yarar. Yararlanmak. Fayda sağlamak. Sonuç. Kullanış. Yararlı olmak. Faydalı olmak.

Be good for synonyms : agrees, benefiting, be serviceable, agree with, salved, benefit, salving, be of use, suits, agree, benefits.