Be in danger türkçesi Be in danger nedir

  • Güvensiz olmak.
  • Tehlikede olmak.
  • Tehlikede bulunmak.
  • Risk altında olmak.

Be in danger ile ilgili cümleler

English: Ali realized that he might be in danger.
Turkish: Ali tehlikede olabileceğini fark etti.

English: Ali might be in danger.
Turkish: Ali tehlikede olabilir.

English: They may be in danger.
Turkish: Tehlikede olabilirler.

English: Ali could be in danger.
Turkish: Ali tehlikede olabilirdi.

English: We may be in danger.
Turkish: Biz tehlikede olabiliriz.

Be in danger ingilizcede ne demek, Be in danger nerede nasıl kullanılır?

Be : Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Anlamına gelmek. Bulunmak. -dir. Olmak. -dır. -di. Berylliumb (berilyum). -dı. Kalmak.

In : Mevsimi gelmiş. Da. Tutulan. Çok moda olan. Gelmiş olan. İç. Halinde. De. İçeri doğru yönelen. İçeri.

Danger : Varta. Tehlikeli. Risk. Çekince. Tehdit. Tehlike. Korku.

Be in : Olayın vb içinde olmak. Bir olaya vb karışmak. Çıkmak (mevsimi geldiği için sebze veya meyve). Gol olmak. Bir olaya vb bulaşmak. Moda olmak. Evde veya ofiste bulunmak. Yer almak.

Be in the ascendant : Hükmetmek. Yıldızı parlamak. İtibar kazanmak. Yükselmek.

Be in a dilemma : Çelişki yaşamak.

Be in a bind : Sıkışık durumda olmak. Parasız kalmak. Darda olmak. Zorda olmak. Dara düşmek. Sıkıntıda olmak. Başı belada olmak. Başı dertte olmak.

 

Be in a cleft stick : Zor durumda olmak. İki arada bir derede kalmak. Çıkmazda olmak.

Be in a brown study : Kara kara düşüncelere dalmış olmak. Transa geçmek. Derin düşüncelere dalmak.

Be in a coma : Komada olmak. Komaya girmek.

İngilizce Be in danger Türkçe anlamı, Be in danger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be in danger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hang in the balance : Muallakta olmak. Karara bağlanmamış olmak. Askıda olmak. Karara bağlanmamak. Nazik bir durumda olmak. Sürüncemede kalmak. Belirsiz olmak.

Skate on thin ice : Riskli bir işe girmek. Arının kovanına çöp sokmak. İnce buz üzerinde yürümek. Riskli bir iş yapmak. Nazik konuya dokunmak.

Be at stake : Riskte olmak. Kaybedilme riski taşımak. Sorgulama konusu olmak. Riskli olmak. Söz konusu olmak.

Be in distress : Sıkıntıda olmak.

Hang by a thread : Pamuk ipliğiyle bağlanmak. Pamuk ipliği ile bağlı olmak. Topun ağzında olmak. Tehlike altında olmak. Tehlikeli bir durumda olmak.

Be in danger synonyms : be in jeopardy, be at risk.