Be at stake türkçesi Be at stake nedir

  • Tehlikede olmak.
  • Kaybedilme riski taşımak.
  • Söz konusu olmak.
  • Sorgulama konusu olmak.
  • Riskte olmak.
  • Riskli olmak.
  • Tehlikede bulunmak.

Be at stake ingilizcede ne demek, Be at stake nerede nasıl kullanılır?

Be : -di. Olmak. Durmak. Var olmak. -dir. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Mal olmak. Bulunmak. Kalmak. -dı.

At : Ya. Üzere. De. Üzerinde. A. Bir hareketin hedefini gösterir. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Hatta. E. Da.

Stake : Sırığa bağlamak. Tehlikeye atmak. Riske atmak. Desteklemek. İspalyaya bağlamak. Kazık. Kazıklarla belirlemek. Rest çekmek. Bahis yapmak. Umudunu bağlamak.

Be at : -de bulunmak. -de olmak.

Be at a desperate pass : Durumu vahim olmak. Zor durumda olmak.

Be at a loss : Ne diyeceğini bilememek. Dili tutulmak. Zararda olmak. Eli ayağı tutulmak. Şaşırmak. Ne yapacağını bilememek. Ne yapacağını bilmemek. Eli ayağı dolaşmak. Ne yapacağını şaşırmak. Şok olmak.

Be at a loss for words : Söyleyememek. Ne diyeceğini şaşırmak. Söyleyecek söz bulamamak. Diyecek kelime bulamamak. Ne diyeceğini bilememek. Ağzında düğümlenmek.

Be at a low ebb : En kötü durumunda olmak. En düşük seviyede olmak. Morali bozuk olmak. Çok azalmış olmak.

Be at a loose end : Boşta olmak. Çıkmazda bulunmak. Yapacak bir şeyi olmamak. Çıkmaza düşmek. Çıkmazda olmak. Boşlukta olmak.

 

Be at a standstill : Durgun olmak. Duraklamış olmak. Kımıldamamak. Kesilmek. Hareket etmemek. Durmuş vaziyette olmak. Durmak. İşlemez halde olmak. Kesilmiş vaziyette olmak.

İngilizce Be at stake Türkçe anlamı, Be at stake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be at stake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be on the carpet : Üzerinde görüşülmek. Azar işitmek. Azarlanmak. Yetkililerle veya yöneticilerle sorunları olmak. Zılgıt yemek. Laf işitmek. Fırça yemek.

Come into question : Gündeme gelmek. Önem kazanmak.

Hang by a thread : Pamuk ipliği ile bağlı olmak. Topun ağzında olmak. Tehlike altında olmak. Tehlikeli bir durumda olmak. Risk altında olmak. Pamuk ipliğiyle bağlanmak.

Be at risk : Risk altında olmak.

Be in distress : Sıkıntıda olmak.

Be in danger : Risk altında olmak. Güvensiz olmak.

Be in jeopardy : Risk altında olmak.

Hang in the balance : Muallakta olmak. Nazik bir durumda olmak. Karara bağlanmamış olmak. Belirsiz olmak. Askıda olmak. Sürüncemede kalmak. Karara bağlanmamak.