Be at türkçesi Be at nedir

  • -de bulunmak.
  • -de olmak.

Be at ile ilgili cümleler

English: Ali assumed Mary wouldn't be at the party.
Turkish: Ali Mary'nin partide olmayacağını tahmin etti.

English: Ali asked me who I thought would be at the meeting.
Turkish: Ali bana toplantıda kimlerin olacağını düşündüğümü sordu.

English: Ali and I'll be at the hospital visiting Mary.
Turkish: Ali ve ben Mary'yi ziyaret etmek için hastanede olacağız.

English: Ali called to say he wouldn't be at today's meeting.
Turkish: Ali bugünkü toplantıda olmayacağını söylemek için aradı.

English: "Will you be at my party tomorrow night?" "I'll try to be there."
Turkish: "Yarın gece partime gelecek misin?" "Orada olmaya çalışacağım."

Be at ingilizcede ne demek, Be at nerede nasıl kullanılır?

Be : Bulunmak. -dir. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Olmak. Anlamına gelmek. -dı. Mal olmak. Berylliumb (berilyum). Var olmak. Durmak.

At : Bir yeri belirtmek için kullanılır. Ye. Nezdinde. Ya. A. Üzerinde. De. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Hatta. Yanında.

Be at a desperate pass : Durumu vahim olmak. Zor durumda olmak.

Be at a disadvantage : Olumsuz bir durum veya koşulda olmak. Zarar verici bir durumda olmak. Dezavantajlı olmak.

 

Be at a loose end : Boşta olmak. Yapacak bir şeyi olmamak. Çıkmazda olmak. Çıkmaza düşmek. Boşlukta olmak. Çıkmazda bulunmak.

Be at a loss : Ne diyeceğini bilememek. Dili tutulmak. Şok olmak. Zararda olmak. Eli ayağı dolaşmak. Eli ayağı tutulmak. Şaşırmak. Ne yapacağını bilmemek. Ne yapacağını şaşırmak. Ne yapacağını bilememek.

Be at a loss for words : Söyleyecek söz bulamamak. Diyecek kelime bulamamak. Ağzında düğümlenmek. Ne diyeceğini bilememek. Söyleyememek. Ne diyeceğini şaşırmak.

İngilizce Be at Türkçe anlamı, Be at eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

House : Evde oturmak. Yerleştirmek. Ev sağlamak. Meclis. Kodak. İskan etmek. Konut. Ev. Kendi evine almak.

Repose in : Ümit bağlamak. 'e uzanmak. Güvenmek. Bel bağlamak.