Beachfront türkçesi Beachfront nedir

  • Denize sıfır.
  • Denize nazır.
  • Sahile yakın.
  • Sahil üzerinde veya sahile yakın bulunan.
  • Sahile sıfır.

Beachfront ile ilgili cümleler

English: Ali took Mary to a beachfront restaurant for dinner.
Turkish: Ali Mary'yi akşam yemeği için bir sahil restoranına götürdü.

İngilizce Beachfront Türkçe anlamı, Beachfront eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beachfront ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Land : Vatan. Memleket. Kişisel arazi. Karaya çıkmak. Arsa. Elde etmek. Kıyıya çıkmak. Toprak. Çakmak. Yere inmek.

Littorals : Sahille ilgili. Kıyıya ait. Kıyı. Sahilde ya da sahil yakınında bulunan. Sahil. Kıyıya yakın. Kıyısal. Sahil boyu. Kıyı bölgesiyle ilgili.

Beachside : Sahile nazır. Sahilde. Kumsala nazır. Sahil üzerinde. Denize bakan.

Solid ground : Sağlam zemin. Katı temel. Sağlam temel. Katı zemin. Güçlü temel.

Sublittoral : Sublitoral.

Terra firma : Kuru arazi. Toprak. Kara. Yeryüzü. Kara toprak.

Dry land : Kurak bölge. Kuru bölge. Az yağmurlu alan. Kuru alan. Çok az yağmur alan bölge. Kurak alan.

Ground : Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Yer. (gemi) karaya oturmak. Zemin. Kurmak. Karaya oturtmak. Kırsal toprak. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Temel neden. Hareket izni vermemek.

 

Earth : Yer. Yeryüzü. Üzerinde yaşadığımız gezegen. Örtmek. Güneş dizgesinde, güneş'e uzaklık sırasıyla üçüncü gezegen. Üzerinde yaşadığımız, güneş dizgesine bağlı gezegen. Yeryuvarı. Kara. Yeryuvarlağı. İn.

Seafronts : Deniz kenarında bulunan kara bölgesi. Kıyı yerleşimi veya kıyıdaki tatil merkezinin denize bakan kesimi. Kıyı. Sahil. Deniz kenarında arsa.

Beachfront synonyms : seafront.