Bearing capacity türkçesi Bearing capacity nedir

  • Taşıma sığası.
  • Maksimum dayanma kapasitesi.
  • Taşıma gücü.
  • Taşıma kapasitesi.
  • Yatak taşıma sığası.
  • Taşıma yetkesi.
  • Dayanma kapasitesi.

Bearing capacity ingilizcede ne demek, Bearing capacity nerede nasıl kullanılır?

Bearing : İlgi. Duruş. İlişki. Bağıl devinimli iki parça arasında sürtünmeyi ve aşınmayı azaltmaya yarayan örgen. Hareket. Katlanma. Dayanma. Bedenin duruşu. Üstlenme. Etki.

Capacity : Mevki. Herhangi bir tiyatro alanının ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram. birim gerilimde bir nesneye sığabilen elektrik yükü niteliği. Akarsuyun taşıyabileceği ve sürükleyebileceği maddelerin miktarı. Herhangi bir tiyatro alanı ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram. kapasite. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Bir veri saklama ortamının alabileceği sözcük ya da damga sayısı. genel olarak herhangi bir dizgenin işyükünün üst sınırı, bk. bellek sığası. Bilgisayar, bilişim, hukuk, fizik, kimya, ekonomi, tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Toplumbilimde başlıca ölçüm konularından biri olan ve bireyin belli bir alandaki öğrenme ve yetişme olanaklarının sınırını gösteren yeti. Verim. Durum.

Bearing a grudge : Kan gütmek. Kin beslemek. Kin gütmek. Düşmanlık hissetmek. Düşmanlık beslemek.

 

Bearing adjuster : Yatakayarlayıcı. Yalak ayarlayıcısı. Yatak ayarlayıcısı.

Bearing alloy : Yatak alaşımı. Rulman alaşım.

Bearing area : Oturma yüzeyi. Mesnet alanı. Taşıma alanı. Yatak yüzeyi.

İngilizce Bearing capacity Türkçe anlamı, Bearing capacity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bearing capacity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bearing pressure : Yatak basıncı. Mesnet basıncı.

Carrying capacity : Taşıyabilirlik. Yük kapasitesi.

Payloads : Navlun ödemesi. Uçağa yakıt alındıktan sonra uçağın kaldırabileceği yolcu ve kargo dahil yük miktarı. Roketin taşıdığı yük. Uçağın taşıdığı yük. Yük. Gelir getiren yük. Navlunlu yük. Yararlı yük.

Payload : Yük. Uçağın taşıdığı yük. Gelir getiren yük. Yararlı yük. Navlunlu yük. Kazançlı yük. Roketin taşıdığı yük. Uçağa yakıt alındıktan sonra uçağın kaldırabileceği yolcu ve kargo dahil yük miktarı. Navlun ödemesi.

Ability to survive : Hayatta kalma yeteneği. Finansal kapasite.

Bearing capacity synonyms : bearing power.