Payloads türkçesi Payloads nedir

  • Uçağa yakıt alındıktan sonra uçağın kaldırabileceği yolcu ve kargo dahil yük miktarı.
  • Gelir getiren yük.
  • Yük.
  • Navlunlu yük.
  • Navlun ödemesi.
  • Taşıma kapasitesi.
  • Roketin taşıdığı yük.
  • Yararlı yük.
  • Uçağın taşıdığı yük.

Payloads ingilizcede ne demek, Payloads nerede nasıl kullanılır?

Payload type : Yük türü. Ödeme tipi.

Block payload : Bloğun yararlı yükü.

Maximum payload : Maksimum taşıma kapasitesi. Azami taşıma kapasitesi.

Payload : Roketin taşıdığı yük. Taşıma kapasitesi. Navlunlu yük. Uçağın taşıdığı yük. Gelir getiren yük. Navlun ödemesi. Yük. Uçağa yakıt alındıktan sonra uçağın kaldırabileceği yolcu ve kargo dahil yük miktarı. Yararlı yük. Kazançlı yük.

İngilizce Payloads Türkçe anlamı, Payloads eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Payloads ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bulk : Şişirmek. Toplu. Geniş vücut. Dolgu maddesince zengin yemler. En önemli kısım. Hacim. Bilgisayar, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Boy. Şişmek.

Cathexis : Kateksis. Enerji yüklenimi. Kateksi. Bir faaliyetteki nesnedeki veya insandaki harcanmış enerji (psikoloji terimi). Bir fiziksel harekette harcanan enerji.

Cargoes : Kargo.

 

Load : Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma işlemi. Şarj etmek. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Yükleme yapmak. Katmak. Doldurmak. İç bellekten ya da bir yazmaçtan bir yazmaca veri aktarmak. bir izlence, yazılım dizgesi ya da veri kütüğünü, saklı bulunduğu çevrimdışı dış bellek ortamından iç belleğe ya da çevrimiçi dış belleğe aktarmak. Yüklenmek. Sıkmak.

Nuke : Atom bombası ile tahrip etmek. Atom bombası. Nükleer silah. Mikrodalga fırında ısıtmak veya pişirmek. Nükleer reaktör. Pişirmek. Nükleer silahla saldırmak.

Shipment : Kargo. Deniz nakliyatı. Parti. Gönderilen sipariş. Yollama bir nakliyat aracıyla). Yükleme. Sevkiyat. Taşıma. Gönderme.

Bearing capacity : Taşıma gücü. Taşıma yetkesi. Dayanma kapasitesi. Taşıma sığası. Yatak taşıma sığası. Maksimum dayanma kapasitesi.

Carloads : Vagon dolusu. Bir yığın eşya. Vagon yükü. Araba yükü. Vagon dolusu yük. Araba dolusu yük. Araba dolusu. Asgari yük.

Atomic warhead : Atom başlığı. Nükleer savaş başlığı.

Burthens : Külfet. Yüklemek. Bir yük koyarak ağırlaştırmak.

Payloads synonyms : thermonuclear warhead, encumbrances, carload, bulks, fardel, merchandise, consignment, charge, carrying capacity, ware, burden, freight, cargos, warhead, loading, encumbrance, cargo, lading, payload, guided missile, explosive, burthen, nuclear warhead, product.