Beaten up türkçesi Beaten up nedir

  • Dövülmüş.
  • Paralanmış.
  • Hırpalanmış.
  • Yıpratılmış.
  • Darbelerden dolayı yaralanmış.

Beaten up ile ilgili cümleler

English: Why I get beaten up instead of him?
Turkish: Neden onun yerine ben dövülürüm?

English: The victim had been beaten up and left for dead.
Turkish: Kurban dövülmüş ve ölüme terkedilmiş.

English: The mayor of Naples has apologised to a US tourist who was beaten up by local residents shortly after he was mugged.
Turkish: Napoli belediye başkanı, saldırıya uğradıktan kısa bir süre sonra yerel halk tarafından dövülen bir Amerikalı turistten özür diledi.

English: Ali was badly beaten up.
Turkish: Ali kötü şekilde dövüldü.

English: Ali has been beaten up pretty badly.
Turkish: Ali oldukça kötü şekilde dövüldü.

Beaten up ingilizcede ne demek, Beaten up nerede nasıl kullanılır?

Beaten : Yenilmiş. Ayak izleriyle belirgin. Aşınmış. Vurularak biçimlendirilmiş. Mağlup. Dayak yemiş. Hırpalanmış. Bitkin. Çiğnenmiş. Dövme.

Beaten egg : Karıştırılmış yumurta. Çırpılmış yumurta.

Beaten eggs : Çırpılmış yumurta. Yumurta karıştırmak. Yumurta çırpmak.

Beaten gold : Dövme altın. Varak altın. Varak alim.

Beaten path : Pek çok kimse tarafından yapılan bir şey. İşlek patika. Pek çok kimsenin geçtiği işlek yol. Çok kişi tarafından kullanılan yol.

 

İngilizce Beaten up Türkçe anlamı, Beaten up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beaten up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abused : Hor kullanılmış. Horlanmış. Uygunsuz bir şekilde kullanılmış. Suistimale uğramış. Uygunsuz davranışa maruz kalan. Kötü muamele görmüş. Suistimal edilen kişi. Ölçüsüzce kullanılmış. Normal sınırların dışında (ilaçlar gibi).

Beaten : Vurularak biçimlendirilmiş. Çekiçlenmiş. Çiğnenmiş. Ayak izleriyle belirgin. Aşınmış. Dövme. Mağlup. Bitkin.

Lambasted : Pataklamak. Azarlanmış. Dövmek. Fırça atmak. Azarlamak.

Slogged : Zorlanmak. Sert vurmak. Vurmak. Dövmek. Çalışıp didinmek. Zahmetli iş yapmak. Çok çalışmak. Hızlı vurmak.

Pounded : Havanda dövmek. Ağıla kapamak. Ezmek. Küt küt atmak. Topa tutmak. Yumruklamak. Vurmak. Dövmek. Çarpmak.

Mistreated : Hor kullanmak. Kötü muamele görmüş. Kötü davranmak. Kötü davranılmış. Suistimale uğramış. Mağdur.

Dunted : Vurularak biçimlendirilmiş. Darbe almış. Yenik. Mağlup.

Emulsified : Subye haline getirilmiş. Sıvıçözünük. Emülsiyon haline getirilmiş. Çarpılmış. Emülsiyonlaştırılmış. Emilsiyon haline dönüştürmek. Sübye haline getirilmiş.

Jerked : Kandırılmış. Oyuna getirilmiş. Sarsılmış. Hızlı ve aniden atılmış. Baharatlı ve yenibahar yaprakları ile sarılmış barbeküde et pişirme şekliyle ilgili.

Beaten up synonyms : torn to pieces, lammed, battered, thwacked, well worn, forged.