Begging türkçesi Begging nedir

Begging ile ilgili cümleler

English: "Why are you begging for alms, Diogenes?" - "In order to teach generosity."
Turkish: "Neden sadaka için yalvarıyorsun, Diogenes?" "Cömertlik öğretmek için."

English: I'm not asking you. I'm begging you.
Turkish: Sana sormuyorum. Sana yalvarıyorum.

English: By law, begging in the street is forbidden.
Turkish: Yasaya göre, sokakta dilenmek yasaktır.

English: I'm begging you.
Turkish: Size yalvarıyorum.

English: I'm begging you. Don't make me laugh. I did too many sit-ups yesterday and my stomach muscles hurt.
Turkish: Sana yalvarıyorum. Beni güldürme. Dün çok fazla mekik çektim ve karın kaslarım ağrıyor.

Begging ingilizcede ne demek, Begging nerede nasıl kullanılır?

Begging for forgiveness : Af dileme. Bağışlama dileme.

Begging the question : Döngüsel nedensellikten kaynaklanan safsata. Varsayılan iddiayı ispatlanmış gibi kabul ederek çıkarımlarda bulunma. Kendi kendini kanıtlayan önerme. Cevaplamaktan kaçınmak. Cevap vermek istememek. Doğru farzetmek (iddia). Kanıtlanmış farzetmek.

Go begging : Rağbet görmemek. İstenmemek. Dilencilik etmek. Yardım istemek. Sahibi yok. Üzerinde hak iddia edilmemiş. Sadaka istemek. Ağlamak. İstenilmemek. Sadaka için yalvarmak.

 

Beggings : Yalvarma. Dilenme. Dilencilik.

Beggar : Süründürmek. Dilenci. Ahbap. Herif. Fakirleştirmek. Tip. Yoksullaştırmak.

Beggaring : Mahvetmek. Sefalete düşürmek. Dilenciye çevirmek. Dilenci. Fakirleştirmek. Gerektirmek. Herifçioğlu. Yoksullaştırmak. Çapkın. Kerata.

Beggared : Yoksullaştırılmış. Dilenciye çevirmek. Mahvetmek. Yoksullaştırmak. Kerata. Herifçioğlu. Çapkın. Fakirleştirmek. Fakirleştirilmiş. Gerektirmek.

Beggarly : Muhtaç. Çok az. Yetersiz. Sadaka gibi. Sefil.

Beggar my neighbour : Komşuyu dilendirme politikası. Bir kağıt oyunu.

Beggar my neighbor : Bir kağıt oyunu.

İngilizce Begging Türkçe anlamı, Begging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Begging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Invocations : Niyaz. Münacat. Dua. Yürütme. Başlatma. Zikir. Yakarma.

Adjurations : Dilek. Yeminli taahhüt. Yemin. Tembih. İstek. Rica. Ant.

Implorations : İstek. Rica etme. Ciddi bir şekilde yakarma. Dilek. Yakarış. Talep. Rica.

Rogue : Serseri. Dolandırıcılık. Düzenbaz. Muzip. Dolandırıcı. Yaramaz. Dilenci. Yaramaz kimse. Namussuz. Ekilmiş bir alandan yaban otlarını temizlemek.

Solicitation : Israrla isteme. İsteme. Kışkırtma. Davetkar konuşma. İstem. Taciz etme. Rica. Talep. Suça teşvik. Suç işlemeye teşvik.

Beseeching : Yalvaran. Yalvarış. Rica eden.

Beggaries : Aşırı yoksulluk. Sefalet. Fakirlik.

Invocation : Dua. Yürütme. Münacat. Yakarma. Zikir. Niyaz. Başlatma.

Adjuration : Yemin. Dilek. Rica. İstek. Yeminli taahhüt. Tembih. Ant.

Begging synonyms : mendicancies, beggarliness, entreaty, mendicancy, entreaties, rogueing, beggardom, impetration, beggings, conjuration, imploration, panhandling, conjurations, rogues, beggary, mendicity, rogued, appeal, beseechment.