Dilencilik nedir, Dilencilik ne demek

  • Dilencinin yaptığı iş.
  • Dilenci olma durumu

"Dilencilik" ile ilgili cümle

  • "Kendine yeni bir meslek seçmesini bildiğinden dilencilikte karar kıldı." - İ. O. Anar

Dilencilik hakkında bilgiler

Dilencilik, yardıma muhtaç olduğu gerekçesiyle başka insanlardan para, yiyecek vb. şeyler isteme. Geçimini bu şekilde sağlayan kişiye dilenci denir. Dilencilere, geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde daha çok rastlanır. Dilencilik dünyanın en eski mesleklerinden biridir.

Dilencilik bazen dinî gerekçelerle yapılır. Bazı din ve mezheplerde din adamları dilenerek veya sadece bağışlarla geçinirler. Bu tür dilenme, din adamlarının dünya işlerinden ellerini çekerek dinî çalışma ve meditasyonlarına daha fazla zaman ayırmalarına imkan verir.

Dilencilerin bir kısmı gerçekten yardıma muhtaç olmakla beraber bir kısmı da toplumun insaf, yardımseverlik ve dindarlık duygularını sömürerek kolay ve haksız kazanç elde etmeye çalışırlar. Bu amaçla genellikle yoksul görünümlü olmaya dikkat ederler. Engelli olmak veya engelli çocuğu olmak avantaj sağladığı için engelli veya hasta taklidi yaparlar. Bazı durumlarda dilenci çetelerinin eline düşmüş çocuklar sakat bırakılır veya engelli rolü oynamaya zorlanır.

Gelişen teknoloji ile birlikte dilencilerin çalışma şekilleri de değişmiştir. Günümüzde dilenci çeteleri cep telefonu ile haberleşerek zabıta veya polis kontrollerine karşı birbirlerini uyarmakta, aynı bölgelerde dilenmemeye dikkat etmektedirler.

 

Dilencilik anlamı, tanımı:

Dilenci : Israrlı bir biçimde ve arsızca bir şeyi isteyen kimse. Geçimini dilenerek sağlayan kimse.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Dilencilik etmek : Dilenmek.

Yardım : Bağış, iane. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki.

Muhtaç : Yoksul, fakir (kimse). Bir şeye gereksinim duyan. Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı bulunmayan.

Gerekçe : Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler. Gerektirici sebep, esbabımucibe.

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

 

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç. Kuruşun kırkta biri.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

İsteme : İstemek işi.

İş : Sürme. Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke.

Olma : Olmak işi.

Diğer dillerde Dilencilik anlamı nedir?

İngilizce'de Dilencilik ne demek? : n. beggary, mendicancy, mendicity

Fransızca'da Dilencilik : mendicité [la]

Almanca'da Dilencilik : n. Bettel

Rusça'da Dilencilik : n. нищенство (N), попрошайничество (N), бесстыдство (N), нескромность (F)