Dilenci nedir, Dilenci ne demek

  • Geçimini dilenerek sağlayan kimse
  • Israrlı bir biçimde ve arsızca bir şeyi isteyen kimse.

"Dilenci" ile ilgili cümleler

  • "O muhabbet dilencisinin yalvarmalarına bir tek kelime ile cevap vermedi." - H. R. Gürpınar
  • "Yolumun üzerinde her sabah tesadüf ettiğim bir dilenci var." - A. Haşim

Yerel Türkçe anlamı:

Sokak kapılarındaki mandalı kaldırmaya yarayan ufak anahtar.

Dilenci anlamı, kısaca tanımı:

Dilenci bir olsa şekerle beslenir : "yardım bekleyen bir tane olsa umduğundan aşırı şeyler verilerek sevindirilir ancak bunların sayısı çok olduğundan hepsine aynı cömertlik gösterilemez" anlamında kullanılan bir söz.

Dilencinin torbası dolmaz : "şundan bundan yardım dileyerek geçinmeye çalışanların istekleri bitmez" anlamında kullanılan bir söz.

Dilenciye hıyar vermişler de eğri diye beğenmemiş : "hem gereksinim duyduğu konuda yardım istiyor hem de yapılmış olan yardımı küçümsüyor" anlamında kullanılan bir söz.

Dilenci çanağı : Dilencilerin sadakalarını topladığı küçük, çukur kap. İçinde her şeyden biraz bulunan kap vb.

Dilenci vapuru : Bütün iskelelere uğrayarak sefer yapan vapur.

Dilenemez dilenci : Yoksulluğa düştüğü hâlde durumunu kimseye açmayan kimse.

Gönül dilencisi : Sevdiğinden ayrılmamak için onun her davranışına katlanan kimse.

 

Medine dilencisi : Üstü başı perişan, kötü giyimli kimse.

Dilencilik : Dilenci olma durumu. Dilencinin yaptığı iş.

Dilencilik etmek : Dilenmek.

Dilenciye borçlu olma ya düğünde ister ya bayramda : "çıkarından başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kurma, seni nerede rahatsız edeceği belli olmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Aç aç ile yatınca arada dilenci doğar : "karı koca yoksul olursa bunların çocukları da yoksul olur" anlamında kullanılan bir söz.

Geçim : Anlaşma, uyum. Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Israrlı : Üsteleyerek. Tekrarlanarak yapılan.

Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.

Arsız : Açgözlü davranan (kimse). Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).

 

Dilenci arap : Türk gölge oyunu'nda bir ak arap tipi. (Kar.) Bir Akarap tipidir. Karagöz'den sadaka koparınca Türkçe olarak öyle bir duaya başlar ki, Karagöz bunun bir beddua olduğunu ancak sonunda anlar.

Dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister ya bayramda : “çıkarından başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kurma, seni nerede rahatsız edeceği belli olmaz” anlamında kullanılan bir söz.

Dilenci ile ilgili Cümleler

  • Dilencilik kanunen yasaktır.
  • O zengin ve bir dilenci gibi yaşıyor.
  • Onlar dilenciydi.
  • Ben bir dilenci değilim.
  • Donan bir dilenci tedavi için hastaneye getirildi. Fakat faturayı ödemek için bir senti bile yoktu.
  • Dilencinin açlık ve yorgunluktan başı dönüyordu.
  • O bir dilenciden daha iyi değildir.
  • Vaziyetine bakılırsa, bir dilenciye benziyor.
  • O zengin fakat bir dilenci gibi yaşar.
  • Dilenciler seçici olamaz.
  • Dilencilere hep bir şeyler veririm.

Diğer dillerde Dilenci anlamı nedir?

İngilizce'de Dilenci ne demek? : adj. mendicant

n. beggar, bum, cadger, mendicant, panhandler

Fransızca'da Dilenci : mendiant/e [le][la], gueux [le], pauvre [le][la]

Almanca'da Dilenci : n. Bettler, Fechtbruder, Schnorrer, Schnurrer

Rusça'da Dilenci : n. нищий (M), попрошайка (MF), проситель (M)

adj. нищенский